Zeki Doğan

Aşka kanatlanmak

Posted by doganzeki 29/01/2012

“Aşka uçarsan kanatların yanar.”
Sadi Şirazi

“Aşka uçamazsan kanatların neye yarar?”
Mevlana

“Aşka varınca kanadı kim arar?”
Yunus Emre

Yazı kategorisi: Çerçevelik Sözler | » yorum bırak;

Boykot edilecek Fransız malları

Posted by doganzeki 28/01/2012

İbrahim ÖZDABAK-Yeni Asya

Yazı kategorisi: Karikatürler | » yorum bırak;

Çocuk, ailesinin vitrinidir!..

Posted by doganzeki 28/01/2012

Dikkat ettiniz mi bilmem; ekseri çocuklar yaşadığı hayatı sevmez, bıkkın dolaşırlar. Sorsak, “Nedir derdin?” Çevresini sevmiyordur.

Anne-babasından şikâyetçidir. Her çocuk melek makamında doğar. Bu sebepten derim ki; hayırsız çocuk yoktur, Allah hayırlı ana-baba versin.

Bir gün Sultanahmet Camii imamı Gönenli Mehmed Efendi ile Sultanahmet’te yürüyorduk. Hoca, bir fakir gördü. Hatırlıyorum, meşin uzun bir cüzdanı vardı. Cüzdanını açtı, bütün parasını fakire verdi. “Ben onları İslam’a ısındırmak için yapıyorum.” dedi. Trende kadınlara, subaylara yer verirdi. “Bizim vazifemiz sadece İslamiyet’i anlatmak değil, İslamiyet’i sevdirmek de.” derdi.

İslamiyet, herkesten önce çocuklara sevdirilmelidir. Çocuğun İslamiyet’i sevmesi için de evvela ebeveynini sevmesi lazım. Mesela kızıma veya oğluma gittiğimde, hemen torunlarıma derim ki, “Soracağın, söyleyeceğin bir şey var mı? Ben seninle konuşmaktan çok zevk alıyorum.” Böyle yapmakla ona alaka gösteriyorum. Sohbetin sonunda küçük de bir harçlık veriyorum. Çok memnun oluyorlar. Kız torunlarıma “tesettürünüze dikkat edin” demiyorum, “namaz kılın” demiyorum, “ilmihal okuyun” demiyorum. Sadece imani meselelerden bahsediyorum. Asla öğüt vermiyorum, hatasını söylemiyorum. “Bu insanı nereden yakalayabilirim?” Bunu düşünüyorum. “Sen çok sağlam adımlarla gidiyorsun.” diyorum. Onu kırmamaya çalışıyorum. Onları tenkit etsem, o günden sonra bir daha yanıma gelmezler… Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Güzel Yazılar | » yorum bırak;

Bilerek kanmaktır aşk…

Posted by doganzeki 27/01/2012

İsmaili bir gönülle teslim olmaktır bıçağa,
Birini kandırmak değil, bilerek kanmaktır aşk

Bahaettin KARAKOÇ

Yazı kategorisi: Çerçevelik Sözler | » yorum bırak;

Kedi ve çocuk :)

Posted by doganzeki 27/01/2012

Yazı kategorisi: Mizah, Tasarımlarım | » yorum bırak;

Sensiz geçen zamanın kazası yok

Posted by doganzeki 27/01/2012

Her türlü salat-ü savmın kazası var da
Sensiz geçen vakt-ü zamanın kazası yok!…

Fuzulî

Yazı kategorisi: Çerçevelik Sözler | » yorum bırak;

Her dönüşüm acı verir…

Posted by doganzeki 26/01/2012

Sevgi acı verir çünkü o saadet için yol açar. Sevgi acı verir çünkü o dönüştürür, sevgi mutasyondur. Her dönüşüm acı verici olacaktır çünkü eski yeni uğruna terk edilmek zorundadır. Eski tanıdıktır, güvenlidir, güvencelidir, yeni olan kesinlikle bilinmezdir. Hiç yelken açılmamış okyanuslara doğru hareket etmek durumundasın. Yeni olanla zihnini kullanamazsın; eski olanla zihin beceriklidir. Zihin sadece eski olanla işleyebilir; bütünüyle kullanışsızdır.

Bu yüzden korku yükselir ve eskiyi, konforlu olanı, güvenli dünyayı, rahatlığın dünyasını terk ederken korku yükselir. Bu çocuğun annesinin rahminden çıkarken hissettiği acının aynısıdır. Bu kuşun yumurtadan çıkarkenki acının aynısıdır. Bu kuşun ilk kez kanatlanmaya çalıştığı zaman hissedeceği korkunun aynısıdır. Bilinmeyen korkusu ve bilinenin güvenlik duygusu, bilinmeyenin güvensizliği, bilinmeyenin tahmin edilemezliği kişiyi son derece korkutur.

Ve dönüşüm bir kendin olmama haline olacağı için ıstırap çok derindir. Ancak sen ıstırabın içinden geçmeden mutluluktan kendini kaybedemezsin. Şayet altın saflaştırılacaksa ateşten geçmek zorundadır.

Sevgi ateştir. Sevginin acısı yüzünden milyonlarca insan sevgisiz bir hayat yaşar. Onlar da acı çeker ve onların acısı boşunadır. Sevginin içinde acı çekmek boşuna acı çekmek değildir. Sevgide acı çekmek yaratıcıdır; o seni daha yüksek bilinç düzeylerine çıkarır. Sevgi olmadan acı çekmek bütünüyle bir kayıptır; o seni hiçbir yere götürmez. O seni aynı kısırdöngünün içinde tutar. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kişisel Gelişim | » yorum bırak;

Allah nasip etmeyeceği bir şeyi hayal ettirmez

Posted by doganzeki 25/01/2012

Yazı kategorisi: Tasarımlarım | » yorum bırak;

Allah’tan korkması, kişiye ilim olarak olarak yeter.

Posted by doganzeki 25/01/2012

Yazı kategorisi: Hadislerden Seçmeler, Tasarımlarım | » yorum bırak;

Kemalistlerin baba kompleksi

Posted by doganzeki 25/01/2012

Kemalistlerin en çok saldırdığı padişahlar; II. Abdülhamit ve Vahdettin’dir.
Niye, derseniz… Çünkü varlıklarını ve başarılarını onlara borçlular.
Mustafa Kemal ve arkadaşları, Osmanlı İmparatorluğu‘nun çağın gerisinde kalmaması için yoğun çaba harcayan II. Abdülhamit’in kurduğu ‘modern‘ okullarda yetişti.
Yani sahip oldukları için gurur duydukları ‘aydınlanmacı‘ düşünceleri, II. Abdülhamit’in okullarında edindiler.
Ancak iktidarı ele geçirdikten sonra… Bu gerçeği unutturmak için her türlü aracı (okul kitapları, tarih çalışmaları, gazeteler, radyo, nutuklar) kullanarak II.Abdülhamit’i kötülediler.

Benzeri bir biçimde, Padişah Vahdettin‘in rolünü de küçümsemek, hatta yok etmek için ellerinden geleni yaptılar.
Uzun yıllar, pusulası kırık, fındık kadar bir gemiyle Samsun‘a çıkıldığını anlattılar okullarda, törenlerde… Tabii ‘hain‘ Vahdettin’e rağmen yapılmıştı bu girişim.
Derken öğrendik ki Bandırma vapuru dönemin şartlarına göre iyi bir gemidir. Pusulası bozuk filan değildir.
Mustafa Kemal’ın yanında, yirmi kadar yardımcı ve ayrıca Padişah’ın kendisine verdiği yüklü miktarda para vardır.
Bütün bunlara bir bilgi daha eklendi ki “babayı öldürüp yerine geçme” çabasının özünü oluşturur…
Vahdettin’in başyaveri ve sırdaşı Avni Paşa‘nın nihayet yayınlanan anıları… Mustafa Kemal’in, Samsun’a gitmeden önce, kendisine verdiği yetkileri layıkıyla ve sadakatle kullanacağına dair Vahdettin karşısında Kuran’a el basarak yemin ettiğini gösteriyor.

Bitmedi… Bir “baba” daha var: Mustafa Kemal, işgal altındaki İstanbul’da güncel politika yapmaya çalışırken… Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Köşe Yazıları, Yakın Tarihimiz | » yorum bırak;

21-22 Ocak 2012 Açıköğretim Lisesi 1.Dönem Soru ve Cevapları

Posted by doganzeki 25/01/2012

21-22 Ocak 2012 Tarihli AÖL ve MAÖL 3. Dönem Sınav Soruları ve Cevap Anahtarı

1. Oturum İçin Tıklayınız…

2. Oturum İçin Tıklayınız…

3. Oturum İçin Tıklayınız…

4. Oturum İçin Tıklayınız…

Sınav sonuçları ise 17 Şubat 2012 tarihinde açıklanacak.

Yazı kategorisi: Sınavlar | 1 Yorum »

Başarının Manevî Sebepleri

Posted by doganzeki 24/01/2012

“Etrafımda nasıl kazandıklarını, ya da nasıl kaybettiklerini merak ettiğim insanlar vardır. Bazıları ortanın altında bir zekaya sahiptirler. Zengin olmayı gerektiren maddi bilgileri de yeterli değildir. Buna rağmen Allah (cc) onlara adeta “yürü ya kulum!” demiştir ve hiç ummadıkları yerlerden kazançlar elde ederler.. Sebebini araştırdığınızda bunların iki özellikleriyle karşılaşırsınız:

-Biri dürüstlükleri, biri de hasetten arındırılmış temiz duyguları!.

Elbette başarının sebebi sadece bu iki hasletten ibaret değildir. Başka maddi sebepler de gereklidir. Ama o maddi sebepler olmadan da başarının ulaşılabilecek bir limiti vardır ve o temiz düşünceli dürüst insanlar, sırf bu hasetten arındırılmış temiz duygularıyla o limite kadar çıkabilmekteler.

Gariptir ki, bunların karşısında zeki, gayretli, bilgili ve birikimli, hatta son derece dindar, helali haramı bilen, kimsenin hukukuna zarar vermeyen.. nice insanlar da görmüşümdür ki, zarardan zarara, iflastan iflasa gitmişlerdir.

Baştan bu tür insanlar beni çok düşündürmüştür. Nasıl olur, sermayeleri var, zekâ, akıl ve bilgi seviyeleri yeterli, ama buna rağmen tuttukları taş oluyor, bir türlü başarıya ulaşamıyorlar?

Nihayet bu durumun en büyük sebeplerinden birinin; “Duygulara hakim olamamak ya da duygu yönetimini becerememek olduğu kanaatine vardım.”

Unutmayın, birisinin kazanması sizi rahatsız ediyorsa, kaybetmenizin en büyük sebebini siz kendi nefsinizde oluşturuyorsunuz demektir.. Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Kitap Günlüğü, Merak Ettiklerimiz | » yorum bırak;

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 59 other followers