ÜNİTE 2:MİLLİ UYANIŞ YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER


ÜNİTE 2:MİLLİ UYANIŞ

YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER

I.DÜNYA SAVAŞI (1914-1918)

 

Üçlü İttifak (1882): Almanya, Avusturya – Macaristan, İtalya

Üçlü İtilaf (1907): İngiltere, Fransa, Rusya

+ 19. yüzyılın sonlarına doğru İtalya ve Almanya’nın siyasi bir­liklerini kurması mevcut dünya dengesini altüst etti.

+ İngiliz ve Fransız çıkarları Almanya ile bağdaşmadığından bu iki devlet birbirine yakınlaşmaya başlamıştır.

+ Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun ise Balkanlardaki çıkar çatışmaları nedeniyle Rusya ile arası açıktı. Bu neden­le Almanya’ya yakınlaştı.

+ Böylece savaş öncesinde bloklar oluştu. Bloklar arası soğuk savaş başladı.

+ I. Dünya Savaşı, Avrupa ve diğer kıtalarda bulunan yirminin üzerinde devletin katıldığı, o tarihe kadar dünyada eşi görül­memiş ilk büyük savaştır.

Mustafa Kemal, 1. Dünya savaşı çıktığı sırada Sofya’da as­keri ateşe olarak bulunuyordu.

Savaşta Taraflar

 A- İttifak Devletleri:

1.  Almanya

2.  Avusturya-Macaristan

3. Osmanlı İmparatorluğu

4.  Bulgaristan

5.  İtalya (Bu devlet savaş başladığında tarafsızlığını ilan et­mişti. 1915 yılında İtilaf Devletleri yanında savaşa girdi.)

B—İtilaf Devletleri:

1.  İngiltere

2.  Fransa

3.  Rusya

4.  İtalya

5.  Sırbistan

6.  Belçika

7.  Japonya

8.  Romanya

9. Portekiz

10.  ABD

11.  Yunanistan

12.  Brezilya

a)  Genel nedenler:

+ Fransız İhtilali’yle ortaya çıkan milliyetçilik düşüncesinin ya­yılması.

+  Bağımsızlık isyanlarının artması.

+ Sanayi inkılabı ile ortaya çıkan hammadde ve sömürge ara­yışı.

+  Silahlanma yarışının hızlanması.

b) Özel Nedenler:

+  Fransa’nın 1871 Sedan Savaşı’nda kaybettiği Alsace- Loren bölgesini Almanya’dan geri almak istemesi

 +   İngiltere ve Fransa’nın mevcut sömürgelerini koruma düşüncesi.

 +  İngiltere ve Almanya arasındaki ekonomik rekabet.

 +  Sırbistan’ın Avusturya topraklarında hak iddia etmesi.

 +  İtalya’nın yeni sömürgeler elde etme gayreti.

c) Görünürdeki Sebep:

+ Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliahtının Saraybosna’yı ziyareti sırasında Sırplı bir genç tarafından öldürülmesi.

+ Bu olay üzerine Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Sırbis­tan’a savaş açar.

  Rusya Sırbistan’ın yanında yer alır.

 Alman­ya’nın Rusya’nın karşısında savaşa girmesiyle İngiltere ve Fransa, Rusya tarafında savaşa girdiler.

+ Tüm Avrupa’ya yayılan savaş kısa sürede diğer kıtalara da sıçramıştır.

 

Osmanlı Devleti’nin Savaşa Katılması:

+ Osmanlı Devleti Trablusgarb ve Balkan savaşlarından yeni çıkmıştı.

+ Ordusu zayıf, donanması yetersiz, diplomasi etkisizdi. Bunun için bir yandan askeri alanda güçlenmeye çalışırken diğer yandan da yalnızlıktan kurtulmak için girişimlerde bulunmaya başladı.

+ Osmanlı Devleti Almanya’ya güvenemediği için itilaf devletle­rine yakınlaşmaya çalışmış ancak bu devletler Osmanlı Devleti’ni yanlarına almak istememişlerdir.

Bunun üzerine Osmanlı Devleti;

+ Almanya ve Bulgaristan’la dostluk anlaşmaları imzaladı.

+ Osmanlı Mebuslar Meclisi’ni dağıttı.

+ Tarafsızlığını ilah etti.

+ Kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırdı.

Osmanlı Devleti’nin tarafsızlığı başta Rusya olmak üzere iti­laf devletlerince desteklenir. Buna karşılık Osmanlı Devleti;

+ Kapitülasyonların kaldırılması

+ Ege adalarının geri verilmesi

+ Mısır sorununun çözülmesi gibi isteklerini itilaf devletlerine iletti. Bu isteklerin İngiltere tarafından reddedilmesi Osmanlı Devleti’nin Almanya’ya yakınlaşmasına neden oldu.

 

Almanya’nın Osmanlı Devleti’ni Savaşın İçine Çekmek İstemesinin Nedenleri

+   Avrupa’daki savaş yükünü hafifletmek.

+   Osmanlı Devleti’nin jeopolitik konumundan yararlanmak.

+   Halifenin dini ve siyasi gücünü kullanabilmek.

+   İtilaf devletlerinin Rusya’ya ulaşmasını önlemek.

 

Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girme Nedenleri

+   Kaybettiği toprakları geri alma düşüncesi.

+   Yalnızlıktan kurtulma politikası.

+   Almanya’nın savaşı kazanacağına olan inanç.

+   Coğrafi konumu itibariyle savaş dışında kalmanın zorluğu

+   Osmanlı Devlet adamlarının Alman hayranlığı.

+   Türkçülük idealini gerçekleştirebilmek.

+   Kapitülasyonlardan kurtulmak.

 

Osmanlı Devleti’nin İngiltere Yanında Savaşa Girmemesinin Nedenleri

+ Daha önce itilaf devletleri yanında savaşa girme isteğinin ka­bul edilmeyişi.

+ İtilaf Devletleri’nin Osmanlı sınırlarında yaşayan azınlıkları kışkırtmaları.

+ Rusya ve İngiltere’nin Osmanlı Devleti’ni parçalamaya yöne­lik planlan

+ İngiltere’nin Osmanlı Devleti’ne ait parası ödenmiş iki savaş gemisine el koyması.

 

Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesiyle;

=> Savaş geniş bir alana yayılmıştır.

=» Savaşın süresi uzamış, Almanya büyük ölçüde rahatlamıştır

=> Yeni cepheler açılmıştır,

+ Akdeniz’de İngilizlerin önünden kaçan iki Alman gemisi Osmanlılara sığındı.

+ Osmanlı devleti bu iki gemiyi satın alarak Yavuz ve Midilli adını verdi.

+ Karadeniz’e geçen bu gemilerin Rus limanlarını topa tutması Osmanlı Devleti’ni fiilen savaşa soktu. Osmanlı Devleti res­men 12 Kasım 1914’te savaşa dahil oldu.

 

              CEPHELER

Topraklarımızda Savaştığımız Topraklarımız dışında
Cepheler Savaştığımız cepheler
1. Kafkas Cephesi 1. Makedonya
2. Çanakkale Cephesi 2. Galiçya
3. Kanal Cephesi 3. Romanya
4. Irak Cephesi  
5. Filistin Cephesi  
6. Hicaz-Yemen Cephesi  
7. Suriye Cephesi  

 

Doğu ve Kafkas Cephesi Cephenin Açılma Nedenleri;

1- İttihatçıların Anadolu’daki Türklerle Orta Asya’daki Türk­leri birleştirmek istemeleri

2-  Almanların Baku petrollerini ele geçirmek istemesi

+  Osmanlı Devleti’nin ilk taarruz cephesidir,

+ Osmanlı orduları bu cephede Ruslara karşı savaştılar.

+ Gerekli hazırlıkların yapılmayıp tedbirlerin alınmaması nede­niyle Türk ordusu iklime mağlup olmuştur.

-> Sonuçta, Erzurum, Muş, Bitlis, Trabzon, Erzincan ve Van Rus işgaline uğradı. Çanakkale başarısından sonra Diyarba­kır’a gönderilen Mustafa Kemal, burada Rus ileri harekatının durdurulmasında ve Muş’un kurtarılmasında etkili oldu.

+ Bu sırada doğuda Ruslardan destek alan Ermenilerin katli­ama girişmesi üzerine çıkarılan 1915 Tehcir (göç) Kanunu ile Ermeniler güvenli olan yerlere göç ettirildi.

+ Rusya’da çıkan Bolşevik İhtilali Rusya’nın savaştan çekilme­sine neden oldu. İmzalanan 3 Mart 1918 Brest Litowsk Ant­laşması ile bu cephe kapanmıştır. Böylece bu cephe Osman­lı devleti lehine sonuçlandı. Doğu Anadolu’da birlik sağlandı.

 

Kanal Cephesi

+  Almanya’nın isteği ile Süveyş Kanalı’nda açılan bir cephedir.

+ Amacı İngiltere’nin Hindistan sömürge yollarıyla bağlantısını kesmektir. Bu cephede başlayan mücadeleler Temmuz 1916’de Osmanlı devleti aleyhine sonuçlandı.

 

Çanakkale Cephesi

19 Şubat 1915’te başlayan Çanakkale harekatı ile itilaf dev­letlerinin,

+ Osmanlı Devleti’ni saf dışı bırakmak

+ Rus ordusuna gerekli askeri yardımı ve malzemeyi ulaştırmak.

+ Balkan Devletleri’ni savaşa çekmek

+ Savaşı kısa zamanda sonuçlandırmak gibi önemli amaçları vardı.

+ 18 Mart 1915 günü başlayan asıl hücumları sonuçsuz kaldı. İtilaf donanmasını bozguna uğradı.

+ Boğazı geçemeyeceğini anlayan itilaf devletleri, Gelibolu’ya asker çıkardılar.

+  Gelibolu’daki mücadeleler sekiz ay kadar devam etti.

+ Mustafa Kemal’in 19. Tümen Komutanı olarak bulunduğu Türk ordusu; Conkbayırı ve Anafartalar’da zaferler kazana­rak düşman ilerleyişini durdurdu.

+ İngiliz ve Fransız güçleri 8-9 Ocak 1916’da Çanakkale’yi ta­mamen boşalttılar.

 

Sonuçları:

+ I. Dünya savaşı uzadı.

+ Düşman Çanakkale’yi geçemedi ve Rusya’ya yardım ulaştıramadı.

+ Mustafa Kemal’in tanınmasına ve Milli Mücadele’nin lideri ol­masına ortam hazırladı.

+ Savaş sırasında gizli antlaşmalar ilk kez ortaya çıktı.

+ Yarım milyona yakın insan hayatını kaybetti.

+ Balkan devletlerinin tutumları değişmiş, Bulgaristan İttifak Devletlerinin yanında savaşa girmiştir. (Amacı; I. Balkan sa­vaşı sonunda kazandığı toprakları tekrar alabilmektir.)

+ İtilaf devletleri güçlerini Çanakkale’ye yığdıklarından Almanya rahatladı.

 

Filistin Cephesi

Osmanlı Devleti’nin kanal harekatında başarılı olamaması üzerine üstünlük İngiltere’ye geçmiş İngiltere, Araplarla işbirliği yaparak Osmanlı ordusunu Şam’a kadar çekilmeye zorlamıştır.

 

Irak Cephesi

+  Bu cephe İngilizler tarafından açıldı.

+ Amaç, Kuzey yönünde ilerleyip Kafkaslardaki Rus kuvvetle­riyle birleşmekti.

+ Böylece Türk kuvvetlerinin İran’a girerek Hindistan’ı tehdit et­mesini önlemiş olacaktı.

+ İngiltere ayrıca Abadan petrollerini korumak istiyordu. Kasım 1915’te Türk kuvvetleri Kut-ül Amara’da İngilizleri yendiler.

+ Ancak sonuçta Türk ordusu başarısız oldu ve İngilizler Bağ­dat’ı işgal ettiler.

 

Yemen – Hicaz   Cephesi

+ Türk birlikleri bu cephede hem İngilizlerle hem de ayaklanan Araplarla savaşmak zorunda kalmıştır.

+ Bu cephedeki savaşlar İslam dünyasında ümmetçilik düşün­cesinin sona erdiğini, yerine milliyetçiliğin güçlenmesine se­bep olmuştur.

 

Suriye Cephesi

+  Filistin Cephesinin devamıdır.

+ Mustafa Kemal bu cephede Yedinci Ordu Komutanı olarak bulunuyordu.

+ Mustafa Kemal, Halep’in kuzeyinde bir savunma hattı kura­rak İngiliz ve Arapların saldırılarını önledi.

 

Savaş Sırasındaki Önemli Gelişmeler

+ İtalya savaş öncesi ittifak devletleri tarafında iken savaş baş­layınca tarafsızlığını ilan etmiş, İngiltere’nin bol vaatleri so­nucu Londra antlaşmasıyla (1915) itilaf devletleri yanında sa­vaşa katılmıştır.

    İtilaf devletleri Osmanlı devletinin topraklarını paylaşmak için gizli anlaşmalar yaptılar

+ Savaşın başında ABD tarafsızlığını ilan etmiş, Almanya ile arası açılınca itilaf devletleri yanında savaşa girmiştir.

     ABD’nin savaşa girmesiyle;

 +  Savaşın gidişatı ittifak devletleri aleyhine değişti.

+  Bulgaristan savaştan çekildi.(İttifak devletleri bloğundan çekilen ilk devlettir.)

 +  Savaşın ömrü kısaldı.

    ABD’nin ardından Yunanistan itilaf devletleri yanında sava­şa girdi.

1917’de Rusya’da Bolşevik ihtilali çıkmış ve Çarlık Rusyası yıkılmıştır.

+  Bu sebeple ittifak devletleri ile Brest-litowsk (3 Mart 1918)barışını yapan Rusya savaştan çekilir.

-» Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti 1878 Berlin Antlaşması ile kaybettiği Kars, Ardahan ve Batum’u (Elviye-ı Selase) geri almıştır.

 

WİLSON İLKELERİ (8 Ocak 1918)

Amerika Başkanı VVilson, savaş henüz sona ermeden, barış ilkelerini açıklamıştır.

Bu ilkeler;

1.  Savaş sonunda yenen devletler yenilen devletlerden top­rak almayacak

2.  Barış antlaşmaları açık olacak, gizli antlaşmalar yapılma­yacak.

3.  Devletlerarası sorunları uluslararası platformda çözmek için uluslararası bir cemiyet kurulacak. (Milletler cemiyeti)

4. Osmanlı devleti’nde Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelere kesin egemenlik hakkı tanınmalıdır.

5. Silahlanma yarışına son verilecek ve devletler birbirine garanti verecek.

6. Osmanlı topraklarında yaşayan azınlıkların çoğunlukta ol­dukları yerlerde bağımsız devlet kurmalarına imkan verilecektir.

7.  Boğazlar Dünya devletlerine açık olacak.

+ Bu ilkeler başarıya ulaşamamıştır. Çünkü; İngilizler, Fran­sızlar ve İtalyanlar bu ilkelerin kendi çıkarlarına ters düştüğü­nü anlamışlardı.

+ Bir yandan ABD’ye ters düşmemeye çalışırken bir yandan da gizli antlaşmaları uygulamaya çalıştılar.

-> İşgallerini gizleyebilmek için mandacılık rejimini ortaya attılar.

     Savaşın Sona Ermesi:

+ İttifak grubu artık savaşı devam ettiremeyeceğini anlamıştı. İlk önce Bulgaristan savaştan çekildi.

+ Müttefiklerinin yenilgiyi kabul etmesi üzerine Osmanlı Devle­ti, Mondros Ateşkesini (30 Ekim 1918) imzalayarak savaştan çekildi.

+ Ardından Avusturya ve son olarak da Almanya’da savaştan çekildiler.

 

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI (30 Ekim 1918)

+ Bulgaristan’ın savaştan çekilmesiyle ittifak devletleri arasın­daki irtibat kesilmişti.

+ Bu durumda savaşa devam etmeye imkan yoktu. Zaten müt­tefikler de yenilmişti.

+ İşte bu ortamda Bahriye Nazırı Rauf Bey başkanlığında bir he­yet İngilizlerle gerekli görüşmeler yaparak ateşkesi imzaladılar.

+ Ateşkes Limni Adası’nın Mondros Limanında yapıldı.

+  İtilaf Devletleri adına İngiliz Amirali Calthorpe yetkili idi.

 

Antlaşmaya göre;

1.  Boğazlar haberleşme istasyonları, demiryolları itilaf dev­letleri tarafından denetim altına alınacak.

2.  İtilaf devletleri; yağ, kömür, akaryakıt gibi maddeleri Ana­dolu’dan sağlayacak.

3.  Osmanlı orduları terhis edilecek, cephedeki askeri birlik­ler itilaf devletlerine teslim olacak.

4.  En tehlikeli maddesi yedinci maddedir. Buna göre itilaf devletleri güvenliklerini tehdit eden bir durum ortaya çıkarsa is­tedikleri yerleri işgal edebileceklerdi.(Bu madde, Anadolu’yu işgallere açık hale getirmiştir.)

5. Tehlikeli olan bir diğer madde de 24. maddedir. Buna gö­re; Vilayet—i sitte’de (Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ—Si­vas-BESDEV) karışıklık çıkarsa itilaf devletleri bu yerleri de işgal edebile­ceklerdi.

=>Bu madde doğuda bir Ermeni devletinin kurulmasına im­kan hazırlayan özellik taşımaktadır.

YORUM:

+   Osmanlı Devleti bu antlaşma ile fiilen sona ermiştir.

+ Mondros bir ateşkesten çok antlaşma niteliği taşımaktadır.

. (Mondros’tan hemen sonra itilaf devletleri işgallere başladı. İngiltere Musul’u işgal ederek ilk işgali gerçekleştirdi.)

+ Bu işgallere karşı Türk halkının ilk tepkisi bölgesel direniş ce­miyetleri etrafında toplanmak olmuştur.

+ İşgallerin resmen başlaması Kurtuluş savaşının başlamasına neden oldu.

NOT:Ateşkes Antlaşması:Barış antlaşması imzalanıncaya kadar silahların susmasıdır. Geçici sözleşmedir. Eğer barış sağlanamaz ise bu antlaşma bozulur ve savaş tekrar başlar.

 

I. DÜNYA SAVAŞI’NIN SONUÇLARI

+ Devletler arasındaki siyasi ve güç dengeleri bozuldu.

+ Yugoslavya, Polonya, Çekoslovakya, Macaristan gibi yeni devletler kuruldu.

+  Milli devletler kurulmaya başlandı.

+  Yeni rejimler ortaya çıktı.

+ Askeri teknoloji gelişti. (I. Dünya savaşı sırasında ilk kez kim­yasal silahlar, denizaltı, uçak ve tanklar kullanılmıştır.)

+ Osmanlı Devleti Ortadoğu’daki topraklarını kaybederek (Arap dünyası) Anadolu’ya çekildi.

+  II. Dünya Savaşı’na zemin hazırladı.

Dünya barışını korumak için Milletler Cemiyeti kuruldu.

 

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın Uygulanması.

İtilaf devletleri, barış antlaşmasının imzalanmasını bekleme­den, Mondros’a dayanarak Osmanlı topraklarını işgal etmeye başladılar.

 

ANADOLUNUN İŞGALİ

İngilizler        Fransızlar           İtalyanlar        Yunanlılar

Musul                Dörtyol               Antalya            İzmir

Urfa                   Adana                Fethiye            Aydın

Antep            Mersin    Bodrum           Edirne

Maraş      Urfa       Konya

Batum      Antep         

Samsun               Maraş         

Kars                

Merzifon                     

 

+ İngilizler işgal ettiği Urfa, Antep ve Maraş’ı daha sonra Fran­sa’ya bıraktı.

+ 13 Kasım 1918’de itilaf donanması İstanbul’a geldi.

 

PARİS BARIŞ KONFERANSI (18 Ocak 1919)

+ Konferansı yönlendiren devletler; Amerika, İngiltere, Fransa, Japonya ve İtalyadır.

+ Asıl amaç itilaf devletlerinin mağlup devletlerle yapacakları antlaşmaların ilkelerini belirlemektir.

+ Ancak konferansta daha çok Osmanlı topraklarının paylaşı­mı görüşülmüştür.

+ Sömürge yolları üzerinde güçlü bir devlet istemeyen İngilte­re, savaş sırasında İtalya’ya verilen Batı Anadolu’nun Yuna­nistan’a verilmesini istemiştir.

+  Böylece itilaf devletleri arasında ilk anlaşmazlıklar başlamıştır.

+  Konferansta; Milletler Cemiyeti’nin kurulması kararlaştırılmıştır.

+ Milletler Cemiyeti’nin kuruluş amacı dünya barışını sağlaya­bilmek ve insanlığın bir daha Birinci Dünya Savaşı gibi fela­ketlere sürüklenmesini önlemekti. (Türkiye bu cemiyete 1932 yılında üye oldu.)

 

 

 

 

I. Dünya Savaşı Sonunda İmzalanan Barış Antlaşmaları:

 

a) Versay Antlaşması (28 Haziran 1919):

+  İtilaf devletleri ile Almanya arasında imzalanmıştır.

+ Almanya’ya askeri ve ekonomik kısıtlamalar getirildi.

+ Bu antlaşma ile Almanya, Avrupadaki topraklarının bir kıs­mıyla bütün sömürgelerini kaybetmiştir.

+ Alsace-Loren bölgesi Fransa’ya bırakıldı.

+ Bu durum Almanya’da rejim değişmesine, silahlanmanın başlamasına ve II. Dünya savaşına zemin hazırlamıştır.

 

b) Saint Germain Antlaşması (10 Eylül 1919): İtilâf devlet­leri ile Avusturya arasında imzalandı. Bu antlaşma ile Avusturya-Macaristan imparatorluğu parçalanmış Avusturya bir cum­huriyet haline getirilmiştir.

 

c)  Triyanon Antlaşması (6 Haziran 1920): İtilaf devletleri ile Macaristan arasında imzalanmıştır.

 

d) Nöyyi Antlaşması (27 Kasım 1919): Bulgaristan’ın Ege Denizi ile olan bağlantısı kesildi. Balkan Savaşları sırasında el­de ettiği toprakları kaybetti.

 

e) Sevr Antlaşması (10 Ağustos 1920): İtilaf devletleri Os­manlı devleti ile yapacakları antlaşmanın esaslarını San Remo Görüşmesi ile belirleyerek 10 Ağustos 1920’de Osmanlı Devle­tine kabul ettirdiler.

+ Bu antlaşmanın geç yapılmasının sebebi, itilaf devletlerinin Osmanlı topraklarının paylaşılması konusunda anlaşmazlığa düşmeleridir.

                     

    CEMİYETLER

   1)   Zararlı Cemiyetler                                                                  

                 I. Azınlıklar tarafından kurulan   zararlı cemiyetler                                                                 

                II.  Milli varlığa zararlı cemiyetler   zararlı cemiyetler                                                                 

    2)Yararlı Cemiyetler

 

   ZARARLI CEMİYETLER

 I. Azınlıklar Tarafından Kurulan Cemiyetler

15. yüzyıldan beri Türk toplumu içinde hür ve rahat yaşamış azınlıklar (Ermeni ve Rum) 20. yüzyılda Türklerin içinde bulunduğu durumdan yararlanarak topraklarımızı parçalamak amacıyle cemiyetler kurmuşlardır,

 

1.  Mavri Mira Cemiyeti:

+  İstanbul Fener-Rum Patriği tarafından kurulmuştur.

+  Mavri Mira büyük Yunanistan Krallığını kurmak istiyordu.

+  Ermeni patriği ile de ilişki halindeydi.

2.  Pontus – Rum Cemiyeti:

+ Trabzon merkez olmak üzere Samsun’dan Batum’a kadar uza­nan alanda Pontus-Rum Devleti kurmayı amaçlamıştır.

 

3.  Etnik-i Eterya Cemiyeti:

+ 1814’te kurulan cemiyetin amacı Yunan ideallerini (Megalo İdea) gerçekleş­tirmek (1829’da Yunanistan’ın bağımsız olmasında etkili ol­du.)

 

4. Taşnak ve Hınçak Cemiyetleri:

+ Mavri Mira ile işbirliği yapan bu Ermeni cemiyetlerinin amacı Doğu Anadolu’dan Adana’ya kadar uzanan bir Ermeni devlet kurmaktı.

+  Fransızlar tarafından desteklenmiştir.

 

5.  Kardos Cemiyeti:

+ Rumlar tarafından kurulan cemiyetin görünüşteki amacı Rum göçmenlerine yardımcı olmak.

+ Etnik-i Eterya’nın bir kolu olarak faaliyet göstermiştir. Doğu Karadeniz’e göçmen adı altında silahlı Pontus çeteleri gön­dermiştir.

 

6.  Mekabi ve Alyans-lsrailit Cemiyetleri: Yahudiler tara­fından ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla kurulmuştur.

 

Diğerleri; Yunan Kızılhaç Cemiyeti (Rum), Rum Ermeni Bir­lik Komitesi, Zaven Efendi Derneği.

 

 

 

II. MİLLİ VARLIĞA ZARARLI CEMİYETLER

Müslümanlar tarafından kurulan zararlı cemiyetlerdir. Kuru­luş amaçlan olumlu olmasına rağmen izledikleri metotlardan dolayı milli bağımsızlığa ters düşmüşlerdir.

 

1. Hürriyet ve İtilaf Fırkası:

+ İttihat ve Terakki düşmanlığı ile ortaya atılmış, iç isyanlarda kışkırtıcı rol oynamış, müdafaai hukuk hareketlerini hedef al­mıştır.

 

2. Sulh ve Selamet-i Osmaniye Fırkası:

+ Sadrazam Damat Ferit tarafından desteklenen cemiyeti vata­nın kurtuluşunun ancak padişah ve halifenin buyruklarına bağlı kalmakla gerçekleşebileceğini savunmuştur.

 

3. Teali – İslam Cemiyeti:

+ İstanbul’da kurulmuştur. Temel dayanağı hilafettir. Kurtulu­şun Islamda olduğu savunmuştur.

 

4.  Kürt Teali Cemiyeti:

+ Wilson prensiplerinden güç alınarak İstanbul’da kurulmuştur. Doğu Anadolu’da bağımsız bir Kürdistan devleti kurmayı he­deflemiştir.

 

5. Wilson Prensipleri Cemiyeti:

+ Bazı aydınlar tarafından desteklenen cemiyet, Osmanlı Devleti’nin varlığını koruyabilmesi için ABD’nin manda ve hima­yesine girmesi gerektiğini savunmuştur.

 

6. İngiliz Muhipleri Cemiyeti:

+ İstanbul hükümetince desteklenen cemiyet, Osmanlı Devleti’nin varlığını koruyabilmesi için tek yolun İngilizlerin hima­yesine sığınmak olduğu tezini savunmuştur.

 

YARARLI CEMİYETLER

 

1. Trakya-Paşaeli Cemiyeti:

+  Kurulan ilk yararlı cemiyettir.

+ Trakya’nın Yunanlılar tarafından işgalini önlemek amacıyla kurulmuştur.

+ Osmanlı Devleti’nin dağılması durumunda bağımsız bir dev­let kurma kararı da alınmıştır.

 

İzmir Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (Redd-i İlhak):

 +  Mondros’tan hemen sonra İzmir’de kuruldu.

 +  Amacı İzmir ve çevresini Yunanistan’a katılmasını önlemektir.

 + Ancak İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalinin kesinleşmesi üzerine  Redd-i İlhak Cemiyeti olarak çalışmalara devam

edildi.

 

3.  Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti:

+  Merkezi İstanbul’dur.

+  Doğu Anadolu’da teşkilatlanarak faaliyet göstermiştir.

+ Amacı Doğu Anadolu’yu işgallerden koruyarak Ermeni devle­tinin kurulmasını önlemektir.

 +  Erzurum kongresini bu cemiyet düzenlemiştir.

 

4.Kilikyalılar Cemiyeti:

 +  İstanbul’da kurulmuştur.

 + Amaç; Adana ve çevresini Fransız ve Ermeni işgalinden kur­tarmaktır.

 

5. Trabzon Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti:

+ Bu cemiyet, Trabzon ve çevresine yönelik Rum ve Ermeni id­dialarına karşı, Türk ve Müslüman halkın haklarını korumak amacıyla faaliyet göstermiştir.

 

6.  Milli Kongre Cemiyeti:

+  İstanbul’da kuruldu.

+  Cemiyetin amacı, Türklere karşı yapılan haksız ve yersiz propagandalara karşı çıkmak, basın ve yayın yolu ile Türk Milletinin haklı sesini dünyaya duyurmaktır.

 -Kuvay-i Milliye tabirini kullanan ilk kuruluş Milli Kongre Ce­miyetidir.

 

Yararlı Cemiyetlerin Özellikleri

=* Bölgesel cemiyetlerdir. Öncelikli amaçları ülkeyi korumak değil, kuruldukları bölgeyi korumaktır.

=> Genellikle basın-yayın yolu ile çalışmalarını sürdürmüş­lerdir.

=> Milliyetçilik düşüncesi etkilidir.

=> İstanbul’a bağlı veya karşı değillerdir.

=> Sivas Kongresiyle birleştirilmişlerdir.

 

 

İZMİR’İN İŞGALİ (15 MAYIS 1919)

+ Paris Konferansında belirtildiği gibi İzmir ve çevresi kendisi­ne verilen Yunanistan, 15 Mayıs günü İzmir’i işgal eder.

+ Yunanlılar işgalin haklı olduğu konusunda dünya kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlardı.

+ Batı Anadolu’nun tarihi ve kültürel açıdan Yunanlılara ait ol­duğu, bölgede Rumların çoğunlukla olduğu, Hristiyanlar’ın katledildiği iddia edilmekte, Osmanlı Devleti’nin güvenliği sağlayamadığı belirtilmektedir.

+ İzmir’in işgalinden sonra Yunanlıların halka zulmetmeye başlaması halkın uyanmasına sebep oldu.

-* Böylece Batı Anadolu’da ilk defa KUVAY-I MİLLİYE hareka­tı doğmuştur.

 

AMİRAL BRİSTOL RAPORU (13 EKİM 1919)

+ Yunanlıların işgal gerekçelerinin doğruluğunu araştırmak üzere Amerikalı Bristol başkanlığında kurulan komisyon bölgeye gelerek incelemelerde bulunur ve rapor hazırlar.

+ Raporda Yunanlıların iddialarının gerçekçi olmadığı belirtmiştir.

+ Bu raporda Batı Anadolu’daki karışıklığın sorumluluğunun Yunanlılara ait olduğu ilk kez belirtilmiştir.

=> Böylece Türklerin haklı davası ilk kez uluslararası alan­da duyurulmuştur.

 

KUVAY-I MİLLİYE HAREKETİ    

+ Mondros’tan sonra vatanın dört yandan işgal edilmeye baş­laması üzerine işgal bölgesinde bulunan halkın kendiliğinden oluşturduğu direniş kuvvetleridir.

+ Türk Milleti’nin milli mücadele döneminde kendiliğinden silah­lanarak kurduğu bu kuvvetlere Kuvay-ı Milliye denir.

+ Bu birlikler bölgesel olarak ortaya çıkmış olup düzenli ve di­siplinli bir ordu durumunda değildir.

İlk silahlı direnme 19 Aralık 1918’de Dörtyol’da Fransızlara karış oldu. İlk Kuvay-i Milliye Hareketi ise Batı Anadolu’da İzmir’in işgalinden sonra Yunanlılara karşı başlatılmıştır.

 

 

MİLLİ MÜCADELE

 

KURTULUŞ SAVAŞI   (19 MAYIS 1919-11 EKİM 1922)

+ Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında Mustafa Ke­mal, Suriye cephesinde Yedinci ordu komutanı olarak görev yapıyordu.

+ Ateşkes imzalandıktan bir gün sonra Mustafa Kemal Yıldırım Orduları grup komutanlığına getirildi.

+ Ancak birkaç gün sonra bu ordu dağıtıldı. Bunun üzerine Mustafa Kemal ateşkes gereği 13 Kasım 1918’de İstanbul’a gelmiştir.

+ Aynı gün itilaf donanması da İstanbul’a gelmişti.

+ Mustafa Kemal işgal donanması için “Geldikleri gibi giderler” dedi.

+ İstanbul’da kaldığı süre içinde önde gelen komutanlar ve si­yasiler ile vatanın kurtarılmasına yönelik fikir çalışmalarında bulundu.

+ Mustafa Kemal burada kesin olarak manda ve himayeye kar­şı çıkmıştır.

 

MUSTAFA KEMAL’İN SAMSUN’A ÇIKIŞI (19 Mayıs 1919)

+ Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919 günü çıkartılan bir fermanla Samsun’a hareket eder.

+ 9. Ordu Müfettişi olarak gönderilen Mustafa Kemal’in yapma­sı istenilen işler.

Doğu Karadeniz’de asayişi ve güvenliği sağlamak

Mondros Ateşkes Antlaşmasının hükümlerinin uygulanmasını sağlamak

Halkın elinde bulunan silah ve cephanelerin toplanması

Halka silah satan kişileri ve kurumları belirlemek, bu faaliyet­leri yasaklamak ve bu kuruluşları ortadan kaldırmak.

+ Samsun’a 19 Mayıs 1919’da çıkan Mustafa Kemal görevi ge­reği burada bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra bir ra­por hazırlayarak telgrafla İstanbul’a iletir. Bu raporda;

Bölgedeki karışıklıkların sebebi Rumlardır. Eğer Rumlar siya­si emellerinden vazgeçerlerse bölgede huzur ve asayiş kendiliğinden sağlanır.

Türklüğün yabancı mandası ve kontrolüne tahammülü yoktur.

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali haksızdır, işgal geçicidir.

Türk Milleti milli hakimiyet ve Milli bağımsızlık arzusundadır. Mustafa Kemal 25 Mayıs 1919’da Havza’ya geçerek burada

28 Mayıs 1919’da bir bildiri yayınlamıştır.

 

HAVZA GENELGESİ (28 MAYIS 1919)

İzmir’in işgaline karşı yurdun çeşitli yerlerinde başlayan pro­testo mitingleri ve halkın heyecanını ortak bir çizgi üzerinde bir­leştirmek amacıyla yayınlanan genelgede;

Büyük ve heyecanlı mitingler yapılarak milli gösterilerde bulu­nulmalıdır.

Büyük devletlerin temsilcilerine ve İstanbul hükümetine uyarı telgrafı çekilmelidir.

 + Genelge askeri ve mülki amirlere gönderilmiştir.

ÖNEMİ:

Genelgeden sonra yurdun değişik yerlerinde düzenlenen mi­tingler, Havza Genelgesi’nin halk üzerindeki etkisini göstermek­tedir.

Mustafa Kemal Paşa Türk halkını Milli mücadele fikri etrafın­da birleştirmeye başlamıştır.

Mustafa Kemal 8 Haziran 1919’da İstanbul Hükümeti Harbi­ye Nezareti tarafından geri çağrılmasına rağmen emre uymamış ve Amasya’ya geçmiştir.

   

  AMASYA GENELGESİ   (22 HAZİRAN 1919)

+ Amasya’da Milli Mücadele çalışmalarını sürdüren Mustafa Kemal, Rauf Bey (Orbay), Refet Bey (Bele) ve Ali Fuat Paşa (Cebesoy) ile birlikte bir bildiri yayınladı.

+ Hazırlanan bildiri 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in de onayı alındıktan sonra 22 Haziran 1919’da yayımlandı.

1.  Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.

2.  İstanbul hükümeti galip devletlerin etkisi altında olduğun­dan üzerine düşen görevi yerine getirememektedir. Bu da mille­ti yok saymaktadır.

3.  Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtar-caktır.

4.  Her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kurul oluşturul­malıdır.

5. Anadolunun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta bir kongre toplanacaktır.

6. Ayrıca doğu illeri için Erzurum’da toplanacak olan kongre delegeleri Sivas’a gelecektir.

7.  Alınan kararlar milli bir sır olarak saklanacaktır.

   Önemi:

Amasya genelgesi milli mücadelenin gerekçe, amaç ve yön­temini ilk kez belirtmiştir.

Gerekçe: Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının teh­likeye girmesi (1. ve 2. madde)

Amaç: Milletin bağımsızlığını sağlamaktır. (3. madde)

Yöntem: Milli mücadeleyi halk yapacaktır. (3. madde) Nasıl organize edileceği (4. ve 5. madde)

Amasya Genelgesi’nde millet iradesine dayanarak yeni bir devlet kurmaya doğru gidildiği ortaya konmuştur. Yeni bir

        devletin kurulması fikri ilk kez ortaya atıldı. (3. madde)

Genelgenin, milli bir kurulun kurulmasını zorunlu görmesi,başta itilaf devletleri olmak üzere İstanbul hükümetine karşı

da bir ihtilal bildirisidir.

Genelgeden sonra Mustafa Kemal “Artık İstanbul Anadolu’ya hâkim değil bağlı olmak zorundadır” demiştir.

 

GENELGE SONRASI GELİŞMELER:

Genelgeden sonra özellikle Ingilizler’in Mustafa Kemal’i geri getirmek için İstanbul hükümetine baskılarını artırmaları ne­ticesinde Mustafa Kemal İstanbul’a çağrılır.

Gerekçe olarak yetkilerini aştığı belirtilmektedir.

Mustafa Kemal’in çağrıya uymaması nedeniyle yetkileri elin­den alınarak Dokuzuncu Ordu Müfettişliği görevine son veri­lir. Bunun üzerine Mustafa Kemal 7-8 Temmuz gecesi asker­lik görevinden de istifa eder.

Bu gelişmeler üzerine bir belirsizlik ve umutsuzluk ortamı doğmuştur. 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in Musta­fa Kemal’in emrinde olduğunu bildirmesiyle bu sıkıntılar aşı­lır.

Mustafa Kemal, bu tarihten sonra mücadelesine sivil ola­rak devam etti. Bu durum gücünü halktan alan Milli Mücadele’de Mustafa Kemal’in halkı temsil eden bir lider olmasını kolaylaştır­dı.

 

ERZURUM KONGRESİ   (23 Temmuz – 7 Ağustos 1919)

Mustafa Kemal, Kazım Karabekir ve Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin ısrarı ile kongreye katılmayı kabul etti.

Kongrenin amacı; Ermeni ve Rumlara karşı nasıl bir strate­ji izleneceğini belirlemekti.

Kongreye; Erzurum, Trabzon, Sivas, Bitlis ve Van illerini temsil eden 54 temsilci katıldı. Elazığ, Diyarbakır ve Mardin vali­leri temsilcilerini kongreye göndermediler.

Kararlar:

1.  Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünmez.

2. İşgalcilere karşı İstanbul hükümetinin kayıtsız kalması du­rumunda derhal geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümeti milli bir meclis seçecektir. Milli Meclis toplanana kadar görev ya­pacak bir TEMSİL HEYETİ oluşturulacaktır.

3.  Manda ve himaye kabul edilemez.

4.  Milli iradeyi hakim kılmak esastır.

5.  Azınlık unsurlara siyasi egemenliğimizi sınırlayıcı ve top­lumsal dengeyi bozucu ayrıcalıklar verilemez.

6.  Ulusal irade padişahı ve halifeyi kurtaracaktır.

7.  Derhal meclis toplanmalı hükümet çalışmaları meclis de­netimine girmelidir.

ÖNEMİ:

Manda ve himaye reddedilerek ilk kez ulusal egemenliğin ko­şulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk cemiyetinin tertiplediği böl­gesel bir kongre olmasına rağmen Milli nitelikli kararlar almış­tır.

Temsil heyeti ilk kez burada oluşturulmuş, başkanlığına Mus­tafa Kemal seçilmiştir.

Yeni bir devletin kurulmakta olduğu açıklanmış, yeni Türk devletinin temelleri atılmıştır.

Erzurum kongresi Mustafa Kemal’in sivil olarak yaptığı ilk ça­lışmadır.

Erzurum kongresi amaç ve karakter olarak bölgesel, alınan kararlar ve sonuçları yönüyle millidir.

Kongre çalışmaları devam ederken İstanbul Hükümeti 30 Temmuz 1919’da Mustafa Kemal ve Rauf Bey hakkında tu­tuklama kararı çıkardı.

 

Sonuçları:

=> Erzurum kongresi yöresel direniş örgütlerinin bir çatı al­tında toplanabileceğini ilk kez kamuoyuna gösterdi.

=> Artık bundan sonra İstanbul hükümetinin buyrukları Ana­dolu’da geçmiyordu. Çünkü doğu illerinin bir Temsil Kurulu vardı.

 

BALIKESİR KONGRESİ (26-31 TEMMUZ 1919)

Batı cephesindeki Kuvay-i Milliye birliklerini örgütlemek, sevk ve iradesini sağlamak, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla toplanmıştır. İşgal devletlerinin temsilcilerine telgraflar çekildi.

Bu kongre asker toplamanın yanında, padişaha olan bağ­lılığını da bildirmiştir.

Bu kongrenin tek başına hareket etme gibi bir özelliği de vardır.

Kongreyle birlikte Ege’deki güçler bir ölçüde örgütlenmiş­tir.

 

ALAŞEHİR KONGRESİ (16-25 AĞUSTOS 1919)

Bu kongrede Erzurum ve Balıkesir Kongresi’nin kararları gö­rüşülmüştür. Balıkesir kongresi kararlarını pekiştirmek, teşkilat­lanmayı genişletip güçlendirmek amacıyla toplanmıştır.

Yunanlılara karşı direnilecek, silahlanma ve askere alma çalışması yapılacak

 

SİVAS KONGRESİ (4-11 EYLÜL 1919)

Kongrenin toplanmasını engellemek amacıyla Fransızlar ve Osmanlı yönetimi bazı önlemler almışlardı.

Elazığ valisi Ali Galip’te kongreyi basmakla görevlendirilmişti. Ancak başarılı olamadılar. Kongre’de,

 Erzurum’da alınan kararlar aynen kabul edilmiştir.

Erzurum Kongresinden farklı olarak tüm ülkeden delegeler katılmıştır

Bundan dolayı milli bir kongre niteliği vardır.

Başlıca kararlar:

1.  Milli sınırlar ve Misak-ı Milli’nin esasları tespit edilmiştir.

2.  Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir.

3.  Mondros’tan sonra kurulan ulusal cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir.

4.  Temsil heyetinin yetkileri genişletilmiş, üye sayısı artırıl­mış ve tüm vatanı temsil eder hale getirilmiştir.

5.  Meclis-i Mebusan’ın toplanması için İstanbul’a baskı ya­pılacaktır.

6. Ali Fuat Paşa Batı cephesi Kuvay-i Milliye komutanlığına tayin edilmiştir. (9 Eylül 1919)

7.  Haftada iki kez yayınlanmak üzere Irade-i Milliye Gaze­tesi çıkarılacaktır. (Milli mücadelenin ilk yayın organıdır.)

 Ali Fuat Paşanın Batı Anadolu Kuvay-ı Milliye komutan­lığına getirilmesi ile Temsil Heyeti yürütme yetkisini ilk kez kul­lanmış oluyordu.

Sonuçları:

Damat Ferit hükümeti daha fazla direnemeyerek istifa et­ti. Yerine daha ılımlı olan Ali Rıza Paşa Hükümeti kuruldu.

Temsil heyetinin İstanbul hükümeti üzerindeki ilk etkisi Da­mat Ferit Paşa hükümetinin istifasıdır.

Sivas Kongresi’nden etkilenen Sivaslı kadınlar; Anadolu Kadınları Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”ni kurdular.

 

AMASYA GÖRÜŞMELERİ (20-22 Ekim 1919)

Yeni kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti’nin isteği üzerine ger­çekleşti.

Görüşmeye İstanbul hükümetini temsilen Bahriye Nazırı Sa­lih Paşa katıldı.

Milli mücadeleyi temsilen, Mustafa Kemal başkanlığında Ra­uf Bey ve Bekir Sami Bey katıldılar.

İstanbul hükümeti; Amasya görüşmesi ile Anadolu’daki mücadele hareketini kendi kontrolüne almayı amaçlamıştır.

Temsil Kurulu ise; Milli Mücadele hareketini İstanbul’a ta­nıtmayı, mümkün olursa desteğini almayı amaçlamıştır.

Milli Mücadele adına Salih Paşa’dan;

Milli meclisin vereceği en son karara uyulması şartıyla vatan bütünlüğünün ve istiklalinin korunması

Müslüman olmayan gruplara, siyasi egemenlik ve sosyal dengemizi bozacak tarzda imtiyazlar verilmemesi

Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyetinin İstan­bul hükümetince tanınması

Milli meclisin İstanbul’da toplanmasının işgal ihtimalinden dolayı barış sağlanana kadar hükümetin seçeceği bir yerde top­lanması, istenmiştir.

Sonuç:

İstanbul Hükümeti ilk kez Milli Mücadele’yi yani Temsil Kurulunu tanımış oluyordu.

İstanbul Hükümeti’nin Milli Mücadele’ye karşı olan olum­suz tutumu bir süre engellenmiştir.

Meclis-i Mebusan’ın toplanması sağlanmış Misak-ı Milli Meclisin onayından geçmiştir.

 

TEMSİL KURULU’NUN ANKARA’YA GELMESİ (27 ARALIK 1919)

İstanbul’da toplanacak Meclis-i Mebusan’ın çalışmalarını daha yakından takip edebilmek amacıyla Temsil Heyeti Anka­ra’ya gelir. Bu iş için Ankara’nın seçilmesinin nedenleri:

Milli Mücadele’de en önemli cephe olan Batı Cephesi’ne yakın olması.

Ulaşım ve haberleşme imkanlarının fazla olması.

Anadolu’nun ortasında merkezi bir konumda bulunması.

İç kesimlerde olması nedeniyle güvenlikte olması.

Bu arada seçimler de yapılıyordu birçok yerde Müdafaa-iHukuk Cemiyeti’nin adayları kazanıyordu.

Mustafa Kemal Erzurum Milletvekili seçilmiştir.

Mustafa Kemal, Ankara’da Milli mücadele taraftan mebusla­ra yaptığı görüşmelerde şu isteklerde bulundu

Kendisinin gıyaben meclis başkanı seçilmesi

Ali Rıza Paşa Hükümetine güvenoyu verilmesi

Misak-ı Milli kararlarının alınması

Mecliste bir Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun oluşturulması

 

SON OSMANLI MECLİS-İ MEBUSAN’IN AÇILMASI (12 OCAK 1920)

Mustafa Kemal, Meclisin İstanbul’un dışında bir şehirde top­lanmasını istiyordu.

Bunun nedeni milli iradenin hür biçimde kararlara yansıma­yacağı düşüncesidir.

Ancak, İstanbul Hükümeti’nin padişahsız meclis olmaz, dü­şüncesi ile hareket etmesi sonucunda Son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ı İstanbul’da toplandı.

Milli mücadeleciler, her konuda Mustafa Kemal’in istekleri doğrultusunda faaliyet gösteremediler. Ancak vatanın bütün­lüğü konusundaki isteklerinin bir kısmı gerçekleşti ve Misak-ı Milli kararları aldı.

 

 MİSAK-I MİLLİ KARARLARI (28 Ocak 1920)

1. Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada işgal edilmemiş böl­geler kesin Türk yurdudur, parçalanamaz.

2.  Kars, Ardahan ve Batum’da (Elviya-i Selase) gerekirse referanduma gidilecektir.

3. Araplar kendi geleceklerini kendileri belirleyecektir. (Arap­ların çoğunlukla yaşadığı yerlerde referandum yapılacaktır.)

4.  Batı Trakya’nın geleceği referandum ile belirlenecektir.

5.  İstanbul, Marmara ve Halifenin güvenliği sağlandığı tak­dirde, Boğazlar trafiğe açılacaktır.

6. Azınlıklara, diğer ülkelerdeki Türk azınlığa tanınan haklar tanınacaktır.

7.  Siyasi, mali ve adli gelişmemizi engelleyen sınırlamalar kabul edilemez. (Kapitülasyonlar)

Önemi:

1.  Milli mücadelede hedefler kesin olarak belirlendi.

2.  Vatan sınırları (Misak-ı Milli Sınırları) kesin olarak belir­lendi.

3.  Son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın aldığı en önemli karardır.

+   Bu kararlar meclis onayından geçtiği için resmiyet kazanmış

kararlardı.

 +   Meclis-i Mebusan; kongre kararlarından etkilenmiştir.

 

İSTANBUL’UN RESMEN İŞGALİ (16 MART 1920)

Başlangıçta, İstanbul’da toplanacak olan Meclis-i Mebusan’a itilaf devletleri karşı çıkmamıştı.

Çünkü bu meclisi kendi amaçları doğrultusunda kullanabile­ceklerini düşünüyorlardı.

Böylece, Anadolu harekatını sonuçsuz bırakmak istiyorlardı.

Ancak son Osmanlı Meclis-i Mebusanından tam bağımsızlık anlamına gelen Misak-ı Milli kararlarının çıkması üzerine iti­laf devletleri Meclis-i Mebusan’ı dağıttılar ve İstanbul’u res­men işgal ettiler. (16 Mart 1920)

Mebusların bir kısmı Malta’ya sürgüne gönderilirken bir kısmı da Anadoluya kaçabildi.

İşgalden sonra itilaf devletleri şu bildiriyi yayınladılar.

İşgal geçicidir.

Amaç padişah ve halifeyi korumaktır.

Herkes İstanbul’dan verilecek emirlere uymak zorundadır.

Anadolu’da isyan çıkacak olursa İstanbul Türklerin elinden alınacaktır.

İşgalden sonra Temsil Heyeti de bazı kararlar ve tedbir­ler aldı.Önemlileri şunlardır:

İstanbul ile telefon ve telgraf görüşmelerinin kesilmesi.

İstanbul’a para ve mal gidişi durdurulacak.

Anadoluda bulunan itilaf devletleri subayları tutuklanarak si­lahları alınacaktır.

Anadolu’da Temsil Heyeti dışında herhangi bir makamın sö­zünü dinleyen olursa cezalandırılacaktır.

İstanbul’un işgali ve Meclis-i Mebusan’ın dağıtılması iki olumlu gelişmeyi beraberinde getirmiştir.

1. TBMM’nin açılması için uygun bir zemin oluştu ve yeni bir meclis gerekli hale geldi.

2.  Mustafa Kemal Milli Mücadeleyi padişah adına da yürüt­tüğünü söyleme imkanı buldu.

 

TBMM’NİN AÇILMASI (23 Nisan 1920)

Mustafa Kemal, Milleti temsil edecek bir meclis oluşturmak için çalışmalara başlamış, İstanbul’daki milletvekillerinin de Anadolu’ya geçmesini sağlamıştır.

Boş kalan milletvekillikleri seçimle dolduruldu.

23 Nisan 1920’de Meclis Ankara’da açıldı.

Böylece Amasya Genelgesi’nde de belirtildiği gibi milletin, geleceği ile ilgili kararları kendisinin alabileceği bir meclis açılmış oluyordu. Mustafa Kemal meclis başkanı seçildi.

Başlangıçta Kurucu Meclis adı verilmesine rağmen tepkiler­den çekinildiği için yeni kurulan bu meclise Olağanüstü Meclis adı verildi.

NOT: KURUCU MECLİS: Yeni bir devlet kurmak amacıyla kuruluş için gerekli kararlan alan, yeni anayasa yapan ve yeni devle­tin esaslarını belirleyen heyet temsilcilerinden oluşan bir meclistir.

TBMM’NİN ALDIĞI İLK KARARLAR.

1.  Hükümet kurmak zorunludur.

2.  Geçici devlet başkanı veya padişah vekili atama doğru değildir.

3.  Meclis başkanı aynı zamanda hükümetinde başkanıdır,

4.  Yasama, yürütme, yargı yetkileri meclise aittir.

5.  Padişah ve halifenin durumunu meclis belirleyecektir.

6.  Meclis, yürütme yetkisini hükümet aracılığı ile kullanır.

7.  Türkiye devleti TBMM tarafından yönetilir ve hükümeti TBMM hükümeti adını alır.

8. TBMM’nin üstünde herhangi bir güç yoktur.

Kararların Yorumu

Yeni Türk devleti resmen kuruldu.

Meclis geçici değil, süreklidir.

Milletin egemenliği kesin olarak gerçekleşti.

Güçler birliği esası benimsendi.

Meclis hükümeti sistemi kabul edildi.

Mustafa Kemal, hem meclis hem hükümet başkanı oldu.

Meclisin tek amacı vatanı kurtarmaktır. Bu yüzden mebuslar arasındaki fikir ayrılığı gün yüzüne çıkmamıştır.

Meclis açılınca Temsil Heyeti’nin görevi sona erdi.

 

TBMM’NE KARŞI ÇIKAN AYAKLANMALAR

 

Bu ayaklanmaları 4 grupta toplamak mümkündür.

I.  İSTANBUL HÜKÜMETİNİN ÇIKARDIĞI AYAKLANMALAR:

 

a) Anzavur ayaklanması:

+  Ahmet Anzavurun Balıkesir, Bandırma civarındaki ayaklanmasıdır.

 +  İtilaf devletlerinden destek almıştır.

 + Çerkez Ethem tarafından bastırıldı.

 

b) Kuvay-i İnzibatiye:

+ Adapazarı, Geyve dolaylarında görüldü.

 + Ali Fuat Paşa tarafından bastırıldı.

+  Hilafet ordusu olarak da bilinir.

+ Anzavur kuvvetleriyle işbirliği yaptılar.

 

II.  İSTANBUL HÜKÜMETİ VE İŞGAL DEVLETLERİNİN BERABER ÇIKARDIĞI AYAKLANMALAR.

+ Bolu-Düzce-Hendek-Adapazarı ayaklanması: Bu ayaklan­manın esas amacı Anadolu ve İstanbul arasında tampon böl­ge oluşturmaktı.

+ Ali Fuat Paşa ve Refet Bey’in çabalarıyla bastırıldı.

+ Yozgat’ta Çapanoğullan, Afyon’da Çopur Musa, Konya’da Delibaş isyanları bastırıldı.

+ Milli Aşiret isyanı; Urfa’nın Fransızların işgalinden kurtarılma­sında yararlan görülen Milli Aşiret daha sonraları Fransızlar­la işbirliği yaparak isyan çıkardı.

 

III.  AZINLIKLARIN ÇIKARDIĞI AYAKLANMALAR

Başta Rum ve Ermeniler olmak üzere diğer azınlıkların çı­kardığı ayaklanmalardır. Sonuçta başarılı olamadılar.

 

IV. Kuvay-ı Milliye Taraftarlarının Ayaklanmaları

Düzenli ördü kurma çalışmalarına karşı çıkan Çerkez Et­hem, Demirci Mehmet Efe gibi kişilerin çıkardığı ayaklanmalar­dır.

 

TBMM’NİN ALDIĞI ÖNLEMLER

29 Nisan 1920’de Hiyanet-i Vataniye Kanunu çıkarıldı.

Vatana ihanet edenleri cezalandırılması. 18 Eylül 1920’de İstiklal Mahkemeleri kuruldu.

TBMM’ye karşı olanların hızlı bir şekilde cezalandırılma­sı ve toplumsal düzeni tekrar sağlamak

İstanbul’dan Milli Mücadele aleyhine alınan fetvalara kar­şılık, Ankara’dan karşı fetvalar alındı.

Kuvay-i Milliye birlikleri kaldırıldı, düzenli ordu kuruldu.

 

 

SEVR ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1920)

İtilaf devletleri; Osmanlı Devleti’nin topraklarını paylaşma konusunda aralarında anlaşamadıkları için yapacakları barış antlaşmasını geciktirmişlerdi.

Mondros’a dayanarak Anadolu’yu işgal eden itilaf devletleri,son olarak Yunanlıları destekleyerek Trakya’yı ve Anado­lu’da Marmara kıyılarına kadar olan yerleri işgal etmelerini sağladılar.

Ardından daha önce hazırladıkları Sevr taslağını İstanbul Hükümeti’ne sundular.

10 Ağustos 1920’de Damat Ferit hükümeti Sevr Antlaşma­sına imza attı. Buna göre;

1)  Anayolunun iç kesirnleri ve antlaşmanın diğer şartlarına uyulursa İstanbul, İstanbul hükümetine verilecek.

2) Kapitülasyonlar bütün devletlere verilecek.

3)  Musul, Kerkük, Irak, Filistin; İngilizlere, Akdeniz bölgesi; İtalyanlara, Trakya, B. Anadolu; Yunanistan’a, G. Anadolu, Suri­ye, Lübnan; Fransızlara verilecektir.

4)  Boğazlar bütün devletlere açılacak. Boğazlar komisyo­nunda Türk olmayacaktı.

5)  Askerlik mecburi hizmet olmaktan çıkacak asker sayısı 50.000’den fazla olmayacak ve ağır silahlar bulundurmayacak^.

6) Yemen ve Hicaz, Araplara bırakılacak,

 

Yorum:

1) Meclis-i Mebusan onaylamadığı için ölü doğan bir antlaş­madır. (Osmanlı Anayasasına göre, hükümetçe imzalanan barış antlaşmalarının parlamento tarafından onaylanması gerekiyor­du.)

2)  Boğazlarla ilgili bir komisyon ilk kez bu antlaşma ile orta­ya çıktı.

3)  I. Dünya savaşından sonra imzalanan en son ve şartları en ağır antlaşmadır.

4)  Antlaşmayı imzalayanlar TBMM tarafından vatan haini ilan edildi.

.

About these ads

39 thoughts on “ÜNİTE 2:MİLLİ UYANIŞ YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER

  1. ArKadaşlar Öyle Veya Böyle Çok Faydalı Bİr Site Konuyu Anlatıyormu Anlatıyor E O Zaman ! BeNce Gayet Faydalı Bir Site Emeğe SaYgı Denen Bişi Var Bu Arada Saolun … :p

    • vallahi ne az ne çokk……bu site muhteşem ve yine muhteşem..bu siteye hayran kaldım ve sınıftaki herkese önerdim.
      herkes çalışmış..sınav vaktinde tüm sınıf aynı cevapları yazdı.öğretmenide şaşıtttık :D

  2. süper bir site tc. ınkılap ödevini tamamladım teşekkürler siteyi yapana

  3. kim hazırlamışsa ellerine sağlık yaaa çok ihtiyacım vardı :):) sınavlar başlıyooo artıkk :D

  4. çok güzel olmuş fakat aradığımı bulamadım itilaf devletleri kurtuluş savaşında neden urfayı işgal etmiş hemen cevap lazım

  5. tbmm ilk vekilleri hangi şartlar altında nasıl çalışıyordular lütfen cvp acil lütfen

    • “O zamanlar Ulucanlar’da bir ilkokul
      yapılıyordu. Bu bina için Marsilya
      kiremitleri getirilmişti. Bu kiremitler
      alınarak Meclis’in orta k›smına
      yerlefltirildi… Fakat yan taraflar açık kaldı.
      Kiremitlerin eksik kaldığını gören halk, evlerine
      koflarak damlarından kiremitlerini söktüler, kucak
      kucak, yeni kurulacak devletin yeni binasını ikmal
      ettiler. Bu görülecek bir tablo idi. Kadınlar, çocuklar,
      aksakallı ihtiyarlar kucaklarında kiremit taşıyorlard›.
      Bu suretle binanın eksiklikleri tamamland›…”
      (E. B. fiapolyo, Kemal Atatürk ve Millî Mücadele
      Tarihi, s. 392-393.)

  6. BURADA EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİM 7.NCİ SINIFA KADAR HİÇ TEŞŞEKKÜRÜM OLMADI İNŞALLAH 8İNCİ SINFTADA OLMAZ BÜTÜN DERS LER 95 VE80 ARASI ARKADAŞALR BEN BURDA ÇOK BİLGİ VAR OKULDAKİNDEN BİLE ÇOK AMA ÇOK FAZLA YAZI VAR ARKADAŞ LAR HERKESE VE BU SİTEYİ KURAN KİŞİLERE ÇOK AMA ÇOK TŞK

  7. teşekür almak nasıl bir duygu bu duygu yu tadan var mı var sa bana bulaştırmasın hahahahahaha :) :) :) :) hım

  8. tşk edrim performns ödevim hal oldu tşk 8.sınıfta böyle güzel notlarla biter inşallah bütün notlarım süper ve hiç teşekür almadım hep taktir aldım 8 tane taktirim var 1 ve 2 inci dönemde dahil 8 taktirim oley

  9. çok güzel olmuş teşekkür ederim ellerinize ve emeğinize sağlık …süper olmuş

  10. çok güzelde ben burada aradıgımı bulamadım.Neyazıkki buda benim için hiçiyi olmadı ya.

  11. itilaf devletleri osmanlı devletini paylaşma konusunda neden anlaşamadı. bu soruyu cevaplayın

    • çünkü osmanlı devletini paylaşırken kimi orayı kimi burayı istedi kimi aynı yeri istedi sınırlarını belirleyemediler ve anlaşamadılar çıkarları için olay uzadı ki zaten osmanlı pastasını paylaşıp yemek onlara nasıp olmadı tmm arkadaş ..öyle yani yinede ayrıntı isretsen okul hocana sorarsın by..

  12. mrb ben özlem siteniz çok güzel ben aradığım şeylerin çoğunu bulamadım ama teşekkür ederim genede:(( YAPILACAK BİŞİ YOK :))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s