Milli Mücadele-Kurtuluş Savaşı-Hazırlık Dönemi


MİLLİ MÜCADELE

 

KURTULUŞ SAVAŞI   (19 MAYIS 1919-11 EKİM 1922)

+ Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığında Mustafa Ke­mal, Suriye cephesinde Yedinci ordu komutanı olarak görev yapıyordu.

+ Ateşkes imzalandıktan bir gün sonra Mustafa Kemal Yıldırım Orduları grup komutanlığına getirildi.

+ Ancak birkaç gün sonra bu ordu dağıtıldı. Bunun üzerine Mustafa Kemal ateşkes gereği 13 Kasım 1918′de İstanbul’a gelmiştir.

+ Aynı gün itilaf donanması da İstanbul’a gelmişti.

+ Mustafa Kemal işgal donanması için “Geldikleri gibi giderler” dedi.

+ İstanbul’da kaldığı süre içinde önde gelen komutanlar ve si­yasiler ile vatanın kurtarılmasına yönelik fikir çalışmalarında bulundu.

+ Mustafa Kemal burada kesin olarak manda ve himayeye kar­şı çıkmıştır.

 

MUSTAFA KEMAL’İN SAMSUN’A ÇIKIŞI (19 Mayıs 1919)

+ Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919 günü çıkartılan bir fermanla Samsun’a hareket eder.

+ 9. Ordu Müfettişi olarak gönderilen Mustafa Kemal’in yapma­sı istenilen işler.

ü        Doğu Karadeniz’de asayişi ve güvenliği sağlamak

ü        Mondros Ateşkes Antlaşmasının hükümlerinin uygulanmasını sağlamak

ü        Halkın elinde bulunan silah ve cephanelerin toplanması

ü        Halka silah satan kişileri ve kurumları belirlemek, bu faaliyet­leri yasaklamak ve bu kuruluşları ortadan kaldırmak.

+ Samsun’a 19 Mayıs 1919′da çıkan Mustafa Kemal görevi ge­reği burada bir durum değerlendirmesi yaptıktan sonra bir ra­por hazırlayarak telgrafla İstanbul’a iletir. Bu raporda;

ü        Bölgedeki karışıklıkların sebebi Rumlardır. Eğer Rumlar siya­si emellerinden vazgeçerlerse bölgede huzur ve asayiş kendiliğinden sağlanır.

ü        Türklüğün yabancı mandası ve kontrolüne tahammülü yoktur.

ü        İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali haksızdır, işgal geçicidir.

ü        Türk Milleti milli hakimiyet ve Milli bağımsızlık arzusundadır. Mustafa Kemal 25 Mayıs 1919′da Havza’ya geçerek burada

28 Mayıs 1919′da bir bildiri yayınlamıştır.

 

HAVZA GENELGESİ (28 MAYIS 1919)

İzmir’in işgaline karşı yurdun çeşitli yerlerinde başlayan pro­testo mitingleri ve halkın heyecanını ortak bir çizgi üzerinde bir­leştirmek amacıyla yayınlanan genelgede;

  • Büyük ve heyecanlı mitingler yapılarak milli gösterilerde bulu­nulmalıdır.
  • Büyük devletlerin temsilcilerine ve İstanbul hükümetine uyarı telgrafı çekilmelidir.

 + Genelge askeri ve mülki amirlere gönderilmiştir.

ÖNEMİ:

  • Genelgeden sonra yurdun değişik yerlerinde düzenlenen mi­tingler, Havza Genelgesi’nin halk üzerindeki etkisini göstermek­tedir.
  • Mustafa Kemal Paşa Türk halkını Milli mücadele fikri etrafın­da birleştirmeye başlamıştır.
  • Mustafa Kemal 8 Haziran 1919′da İstanbul Hükümeti Harbi­ye Nezareti tarafından geri çağrılmasına rağmen emre uymamış ve Amasya’ya geçmiştir.

   

  AMASYA GENELGESİ   (22 HAZİRAN 1919)

+ Amasya’da Milli Mücadele çalışmalarını sürdüren Mustafa Kemal, Rauf Bey (Orbay), Refet Bey (Bele) ve Ali Fuat Paşa (Cebesoy) ile birlikte bir bildiri yayınladı.

+ Hazırlanan bildiri 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in de onayı alındıktan sonra 22 Haziran 1919′da yayımlandı.

1.  Vatanın bütünlüğü milletin bağımsızlığı tehlikededir.

2.  İstanbul hükümeti galip devletlerin etkisi altında olduğun­dan üzerine düşen görevi yerine getirememektedir. Bu da mille­ti yok saymaktadır.

3.  Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtar-caktır.

4.  Her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kurul oluşturul­malıdır.

5. Anadolunun her bakımdan en güvenilir yeri olan Sivas’ta bir kongre toplanacaktır.

6. Ayrıca doğu illeri için Erzurum’da toplanacak olan kongre delegeleri Sivas’a gelecektir.

7.  Alınan kararlar milli bir sır olarak saklanacaktır.

   Önemi:

Amasya genelgesi milli mücadelenin gerekçe, amaç ve yön­temini ilk kez belirtmiştir.

Gerekçe: Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının teh­likeye girmesi (1. ve 2. madde)

Amaç: Milletin bağımsızlığını sağlamaktır. (3. madde)

Yöntem: Milli mücadeleyi halk yapacaktır. (3. madde) Nasıl organize edileceği (4. ve 5. madde)

  • Amasya Genelgesi’nde millet iradesine dayanarak yeni bir devlet kurmaya doğru gidildiği ortaya konmuştur. Yeni bir

        devletin kurulması fikri ilk kez ortaya atıldı. (3. madde)

  • Genelgenin, milli bir kurulun kurulmasını zorunlu görmesi,başta itilaf devletleri olmak üzere İstanbul hükümetine karşı
  • da bir ihtilal bildirisidir.
  • Genelgeden sonra Mustafa Kemal “Artık İstanbul Anadolu’ya hâkim değil bağlı olmak zorundadır” demiştir.

 

GENELGE SONRASI GELİŞMELER:

  • Genelgeden sonra özellikle Ingilizler’in Mustafa Kemal’i geri getirmek için İstanbul hükümetine baskılarını artırmaları ne­ticesinde Mustafa Kemal İstanbul’a çağrılır.
  • Gerekçe olarak yetkilerini aştığı belirtilmektedir.
  • Mustafa Kemal’in çağrıya uymaması nedeniyle yetkileri elin­den alınarak Dokuzuncu Ordu Müfettişliği görevine son veri­lir. Bunun üzerine Mustafa Kemal 7-8 Temmuz gecesi asker­lik görevinden de istifa eder.
  • Bu gelişmeler üzerine bir belirsizlik ve umutsuzluk ortamı doğmuştur. 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’in Musta­fa Kemal’in emrinde olduğunu bildirmesiyle bu sıkıntılar aşı­lır.
  • Mustafa Kemal, bu tarihten sonra mücadelesine sivil ola­rak devam etti. Bu durum gücünü halktan alan Milli Mücadele’de Mustafa Kemal’in halkı temsil eden bir lider olmasını kolaylaştır­dı.

 

ERZURUM KONGRESİ   (23 Temmuz – 7 Ağustos 1919)

  • Mustafa Kemal, Kazım Karabekir ve Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin ısrarı ile kongreye katılmayı kabul etti.
  • Kongrenin amacı; Ermeni ve Rumlara karşı nasıl bir strate­ji izleneceğini belirlemekti.
  • Kongreye; Erzurum, Trabzon, Sivas, Bitlis ve Van illerini temsil eden 54 temsilci katıldı. Elazığ, Diyarbakır ve Mardin vali­leri temsilcilerini kongreye göndermediler.
  • Kararlar:

1.  Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür bölünmez.

2. İşgalcilere karşı İstanbul hükümetinin kayıtsız kalması du­rumunda derhal geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümeti milli bir meclis seçecektir. Milli Meclis toplanana kadar görev ya­pacak bir TEMSİL HEYETİ oluşturulacaktır.

3.  Manda ve himaye kabul edilemez.

4.  Milli iradeyi hakim kılmak esastır.

5.  Azınlık unsurlara siyasi egemenliğimizi sınırlayıcı ve top­lumsal dengeyi bozucu ayrıcalıklar verilemez.

6.  Ulusal irade padişahı ve halifeyi kurtaracaktır.

7.  Derhal meclis toplanmalı hükümet çalışmaları meclis de­netimine girmelidir.

ÖNEMİ:

ü        Manda ve himaye reddedilerek ilk kez ulusal egemenliğin ko­şulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.

ü        Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk cemiyetinin tertiplediği böl­gesel bir kongre olmasına rağmen Milli nitelikli kararlar almış­tır.

ü        Temsil heyeti ilk kez burada oluşturulmuş, başkanlığına Mus­tafa Kemal seçilmiştir.

ü        Yeni bir devletin kurulmakta olduğu açıklanmış, yeni Türk devletinin temelleri atılmıştır.

ü        Erzurum kongresi Mustafa Kemal’in sivil olarak yaptığı ilk ça­lışmadır.

ü        Erzurum kongresi amaç ve karakter olarak bölgesel, alınan kararlar ve sonuçları yönüyle millidir.

ü        Kongre çalışmaları devam ederken İstanbul Hükümeti 30 Temmuz 1919′da Mustafa Kemal ve Rauf Bey hakkında tu­tuklama kararı çıkardı.

 

Sonuçları:

=> Erzurum kongresi yöresel direniş örgütlerinin bir çatı al­tında toplanabileceğini ilk kez kamuoyuna gösterdi.

=> Artık bundan sonra İstanbul hükümetinin buyrukları Ana­dolu’da geçmiyordu. Çünkü doğu illerinin bir Temsil Kurulu vardı.

 

BALIKESİR KONGRESİ (26-31 TEMMUZ 1919)

  • Batı cephesindeki Kuvay-i Milliye birliklerini örgütlemek, sevk ve iradesini sağlamak, ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla toplanmıştır. İşgal devletlerinin temsilcilerine telgraflar çekildi.
  • Bu kongre asker toplamanın yanında, padişaha olan bağ­lılığını da bildirmiştir.
  • Bu kongrenin tek başına hareket etme gibi bir özelliği de vardır.
  • Kongreyle birlikte Ege’deki güçler bir ölçüde örgütlenmiş­tir.

 

ALAŞEHİR KONGRESİ (16-25 AĞUSTOS 1919)

  • Bu kongrede Erzurum ve Balıkesir Kongresi’nin kararları gö­rüşülmüştür. Balıkesir kongresi kararlarını pekiştirmek, teşkilat­lanmayı genişletip güçlendirmek amacıyla toplanmıştır.
  • Yunanlılara karşı direnilecek, silahlanma ve askere alma çalışması yapılacak

 

SİVAS KONGRESİ (4-11 EYLÜL 1919)

  • Kongrenin toplanmasını engellemek amacıyla Fransızlar ve Osmanlı yönetimi bazı önlemler almışlardı.
  • Elazığ valisi Ali Galip’te kongreyi basmakla görevlendirilmişti. Ancak başarılı olamadılar. Kongre’de,
  •  Erzurum’da alınan kararlar aynen kabul edilmiştir.
  • Erzurum Kongresinden farklı olarak tüm ülkeden delegeler katılmıştır
  • Bundan dolayı milli bir kongre niteliği vardır.

Başlıca kararlar:

1.  Milli sınırlar ve Misak-ı Milli’nin esasları tespit edilmiştir.

2.  Manda ve himaye kesin olarak reddedilmiştir.

3.  Mondros’tan sonra kurulan ulusal cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirilmiştir.

4.  Temsil heyetinin yetkileri genişletilmiş, üye sayısı artırıl­mış ve tüm vatanı temsil eder hale getirilmiştir.

5.  Meclis-i Mebusan’ın toplanması için İstanbul’a baskı ya­pılacaktır.

6. Ali Fuat Paşa Batı cephesi Kuvay-i Milliye komutanlığına tayin edilmiştir. (9 Eylül 1919)

7.  Haftada iki kez yayınlanmak üzere Irade-i Milliye Gaze­tesi çıkarılacaktır. (Milli mücadelenin ilk yayın organıdır.)

 Ali Fuat Paşanın Batı Anadolu Kuvay-ı Milliye komutan­lığına getirilmesi ile Temsil Heyeti yürütme yetkisini ilk kez kul­lanmış oluyordu.

Sonuçları:

  • Damat Ferit hükümeti daha fazla direnemeyerek istifa et­ti. Yerine daha ılımlı olan Ali Rıza Paşa Hükümeti kuruldu.
  • Temsil heyetinin İstanbul hükümeti üzerindeki ilk etkisi Da­mat Ferit Paşa hükümetinin istifasıdır.
  • Sivas Kongresi’nden etkilenen Sivaslı kadınlar; Anadolu Kadınları Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”ni kurdular.

 

AMASYA GÖRÜŞMELERİ (20-22 Ekim 1919)

  • Yeni kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti’nin isteği üzerine ger­çekleşti.
  • Görüşmeye İstanbul hükümetini temsilen Bahriye Nazırı Sa­lih Paşa katıldı.
  • Milli mücadeleyi temsilen, Mustafa Kemal başkanlığında Ra­uf Bey ve Bekir Sami Bey katıldılar.
  • İstanbul hükümeti; Amasya görüşmesi ile Anadolu’daki mücadele hareketini kendi kontrolüne almayı amaçlamıştır.
    • Temsil Kurulu ise; Milli Mücadele hareketini İstanbul’a ta­nıtmayı, mümkün olursa desteğini almayı amaçlamıştır.

Milli Mücadele adına Salih Paşa’dan;

  • Milli meclisin vereceği en son karara uyulması şartıyla vatan bütünlüğünün ve istiklalinin korunması
  • Müslüman olmayan gruplara, siyasi egemenlik ve sosyal dengemizi bozacak tarzda imtiyazlar verilmemesi
  • Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk cemiyetinin İstan­bul hükümetince tanınması
  • Milli meclisin İstanbul’da toplanmasının işgal ihtimalinden dolayı barış sağlanana kadar hükümetin seçeceği bir yerde top­lanması, istenmiştir.

Sonuç:

ü        İstanbul Hükümeti ilk kez Milli Mücadele’yi yani Temsil Kurulunu tanımış oluyordu.

ü        İstanbul Hükümeti’nin Milli Mücadele’ye karşı olan olum­suz tutumu bir süre engellenmiştir.

ü        Meclis-i Mebusan’ın toplanması sağlanmış Misak-ı Milli Meclisin onayından geçmiştir.

 

TEMSİL KURULU’NUN ANKARA’YA GELMESİ (27 ARALIK 1919)

  • İstanbul’da toplanacak Meclis-i Mebusan’ın çalışmalarını daha yakından takip edebilmek amacıyla Temsil Heyeti Anka­ra’ya gelir. Bu iş için Ankara’nın seçilmesinin nedenleri:
  • Milli Mücadele’de en önemli cephe olan Batı Cephesi’ne yakın olması.
  • Ulaşım ve haberleşme imkanlarının fazla olması.
  • Anadolu’nun ortasında merkezi bir konumda bulunması.
  • İç kesimlerde olması nedeniyle güvenlikte olması.
  • Bu arada seçimler de yapılıyordu birçok yerde Müdafaa-iHukuk Cemiyeti’nin adayları kazanıyordu.
  • Mustafa Kemal Erzurum Milletvekili seçilmiştir.
  • Mustafa Kemal, Ankara’da Milli mücadele taraftan mebusla­ra yaptığı görüşmelerde şu isteklerde bulundu
  • Kendisinin gıyaben meclis başkanı seçilmesi
  • Ali Rıza Paşa Hükümetine güvenoyu verilmesi
  • Misak-ı Milli kararlarının alınması
  • Mecliste bir Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun oluşturulması

 

SON OSMANLI MECLİS-İ MEBUSAN’IN AÇILMASI (12 OCAK 1920)

  • Mustafa Kemal, Meclisin İstanbul’un dışında bir şehirde top­lanmasını istiyordu.
  • Bunun nedeni milli iradenin hür biçimde kararlara yansıma­yacağı düşüncesidir.
  • Ancak, İstanbul Hükümeti’nin padişahsız meclis olmaz, dü­şüncesi ile hareket etmesi sonucunda Son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ı İstanbul’da toplandı.
  • Milli mücadeleciler, her konuda Mustafa Kemal’in istekleri doğrultusunda faaliyet gösteremediler. Ancak vatanın bütün­lüğü konusundaki isteklerinin bir kısmı gerçekleşti ve Misak-ı Milli kararları aldı.

 

 MİSAK-I MİLLİ KARARLARI (28 Ocak 1920)

1. Mondros Ateşkesi imzalandığı sırada işgal edilmemiş böl­geler kesin Türk yurdudur, parçalanamaz.

2.  Kars, Ardahan ve Batum’da (Elviya-i Selase) gerekirse referanduma gidilecektir.

3. Araplar kendi geleceklerini kendileri belirleyecektir. (Arap­ların çoğunlukla yaşadığı yerlerde referandum yapılacaktır.)

4.  Batı Trakya’nın geleceği referandum ile belirlenecektir.

5.  İstanbul, Marmara ve Halifenin güvenliği sağlandığı tak­dirde, Boğazlar trafiğe açılacaktır.

6. Azınlıklara, diğer ülkelerdeki Türk azınlığa tanınan haklar tanınacaktır.

7.  Siyasi, mali ve adli gelişmemizi engelleyen sınırlamalar kabul edilemez. (Kapitülasyonlar)

Önemi:

1.  Milli mücadelede hedefler kesin olarak belirlendi.

2.  Vatan sınırları (Misak-ı Milli Sınırları) kesin olarak belir­lendi.

3.  Son Osmanlı Meclis-i Mebusan’ın aldığı en önemli karardır.

+   Bu kararlar meclis onayından geçtiği için resmiyet kazanmış

kararlardı.

 +   Meclis-i Mebusan; kongre kararlarından etkilenmiştir.

 

İSTANBUL’UN RESMEN İŞGALİ (16 MART 1920)

  • Başlangıçta, İstanbul’da toplanacak olan Meclis-i Mebusan’a itilaf devletleri karşı çıkmamıştı.
  • Çünkü bu meclisi kendi amaçları doğrultusunda kullanabile­ceklerini düşünüyorlardı.
  • Böylece, Anadolu harekatını sonuçsuz bırakmak istiyorlardı.
  • Ancak son Osmanlı Meclis-i Mebusanından tam bağımsızlık anlamına gelen Misak-ı Milli kararlarının çıkması üzerine iti­laf devletleri Meclis-i Mebusan’ı dağıttılar ve İstanbul’u res­men işgal ettiler. (16 Mart 1920)
  • Mebusların bir kısmı Malta’ya sürgüne gönderilirken bir kısmı da Anadoluya kaçabildi.
  • İşgalden sonra itilaf devletleri şu bildiriyi yayınladılar.
  • İşgal geçicidir.
  • Amaç padişah ve halifeyi korumaktır.
  • Herkes İstanbul’dan verilecek emirlere uymak zorundadır.
  • Anadolu’da isyan çıkacak olursa İstanbul Türklerin elinden alınacaktır.

İşgalden sonra Temsil Heyeti de bazı kararlar ve tedbir­ler aldı.Önemlileri şunlardır:

  • İstanbul ile telefon ve telgraf görüşmelerinin kesilmesi.
  • İstanbul’a para ve mal gidişi durdurulacak.
  • Anadoluda bulunan itilaf devletleri subayları tutuklanarak si­lahları alınacaktır.
  • Anadolu’da Temsil Heyeti dışında herhangi bir makamın sö­zünü dinleyen olursa cezalandırılacaktır.
  • İstanbul’un işgali ve Meclis-i Mebusan’ın dağıtılması iki olumlu gelişmeyi beraberinde getirmiştir.

1. TBMM’nin açılması için uygun bir zemin oluştu ve yeni bir meclis gerekli hale geldi.

2.  Mustafa Kemal Milli Mücadeleyi padişah adına da yürüt­tüğünü söyleme imkanı buldu.

 

TBMM’NİN AÇILMASI (23 Nisan 1920)

  • Mustafa Kemal, Milleti temsil edecek bir meclis oluşturmak için çalışmalara başlamış, İstanbul’daki milletvekillerinin de Anadolu’ya geçmesini sağlamıştır.
  • Boş kalan milletvekillikleri seçimle dolduruldu.
  • 23 Nisan 1920′de Meclis Ankara’da açıldı.
  • Böylece Amasya Genelgesi’nde de belirtildiği gibi milletin, geleceği ile ilgili kararları kendisinin alabileceği bir meclis açılmış oluyordu. Mustafa Kemal meclis başkanı seçildi.
  • Başlangıçta Kurucu Meclis adı verilmesine rağmen tepkiler­den çekinildiği için yeni kurulan bu meclise Olağanüstü Meclis adı verildi.

NOT: KURUCU MECLİS: Yeni bir devlet kurmak amacıyla kuruluş için gerekli kararlan alan, yeni anayasa yapan ve yeni devle­tin esaslarını belirleyen heyet temsilcilerinden oluşan bir meclistir.

TBMM’NİN ALDIĞI İLK KARARLAR.

1.  Hükümet kurmak zorunludur.

2.  Geçici devlet başkanı veya padişah vekili atama doğru değildir.

3.  Meclis başkanı aynı zamanda hükümetinde başkanıdır,

4.  Yasama, yürütme, yargı yetkileri meclise aittir.

5.  Padişah ve halifenin durumunu meclis belirleyecektir.

6.  Meclis, yürütme yetkisini hükümet aracılığı ile kullanır.

7.  Türkiye devleti TBMM tarafından yönetilir ve hükümeti TBMM hükümeti adını alır.

8. TBMM’nin üstünde herhangi bir güç yoktur.

Kararların Yorumu

  • Yeni Türk devleti resmen kuruldu.
  • Meclis geçici değil, süreklidir.
  • Milletin egemenliği kesin olarak gerçekleşti.
  • Güçler birliği esası benimsendi.
  • Meclis hükümeti sistemi kabul edildi.
  • Mustafa Kemal, hem meclis hem hükümet başkanı oldu.
  • Meclisin tek amacı vatanı kurtarmaktır. Bu yüzden mebuslar arasındaki fikir ayrılığı gün yüzüne çıkmamıştır.
  • Meclis açılınca Temsil Heyeti’nin görevi sona erdi.

 

TBMM’NE KARŞI ÇIKAN AYAKLANMALAR

 

Bu ayaklanmaları 4 grupta toplamak mümkündür.

I.  İSTANBUL HÜKÜMETİNİN ÇIKARDIĞI AYAKLANMALAR:

 

a) Anzavur ayaklanması:

+  Ahmet Anzavurun Balıkesir, Bandırma civarındaki ayaklanmasıdır.

 +  İtilaf devletlerinden destek almıştır.

 + Çerkez Ethem tarafından bastırıldı.

 

b) Kuvay-i İnzibatiye:

+ Adapazarı, Geyve dolaylarında görüldü.

 + Ali Fuat Paşa tarafından bastırıldı.

+  Hilafet ordusu olarak da bilinir.

+ Anzavur kuvvetleriyle işbirliği yaptılar.

 

II.  İSTANBUL HÜKÜMETİ VE İŞGAL DEVLETLERİNİN BERABER ÇIKARDIĞI AYAKLANMALAR.

+ Bolu-Düzce-Hendek-Adapazarı ayaklanması: Bu ayaklan­manın esas amacı Anadolu ve İstanbul arasında tampon böl­ge oluşturmaktı.

+ Ali Fuat Paşa ve Refet Bey’in çabalarıyla bastırıldı.

+ Yozgat’ta Çapanoğullan, Afyon’da Çopur Musa, Konya’da Delibaş isyanları bastırıldı.

+ Milli Aşiret isyanı; Urfa’nın Fransızların işgalinden kurtarılma­sında yararlan görülen Milli Aşiret daha sonraları Fransızlar­la işbirliği yaparak isyan çıkardı.

 

III.  AZINLIKLARIN ÇIKARDIĞI AYAKLANMALAR

Başta Rum ve Ermeniler olmak üzere diğer azınlıkların çı­kardığı ayaklanmalardır. Sonuçta başarılı olamadılar.

 

IV. Kuvay-ı Milliye Taraftarlarının Ayaklanmaları

Düzenli ördü kurma çalışmalarına karşı çıkan Çerkez Et­hem, Demirci Mehmet Efe gibi kişilerin çıkardığı ayaklanmalar­dır.

 

TBMM’NİN ALDIĞI ÖNLEMLER

  • 29 Nisan 1920′de Hiyanet-i Vataniye Kanunu çıkarıldı.
  • Vatana ihanet edenleri cezalandırılması. 18 Eylül 1920′de İstiklal Mahkemeleri kuruldu.
  • TBMM’ye karşı olanların hızlı bir şekilde cezalandırılma­sı ve toplumsal düzeni tekrar sağlamak
  • İstanbul’dan Milli Mücadele aleyhine alınan fetvalara kar­şılık, Ankara’dan karşı fetvalar alındı.
  • Kuvay-i Milliye birlikleri kaldırıldı, düzenli ordu kuruldu.

 

 

SEVR ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1920)

  • İtilaf devletleri; Osmanlı Devleti’nin topraklarını paylaşma konusunda aralarında anlaşamadıkları için yapacakları barış antlaşmasını geciktirmişlerdi.
  • Mondros’a dayanarak Anadolu’yu işgal eden itilaf devletleri,son olarak Yunanlıları destekleyerek Trakya’yı ve Anado­lu’da Marmara kıyılarına kadar olan yerleri işgal etmelerini sağladılar.
  • Ardından daha önce hazırladıkları Sevr taslağını İstanbul Hükümeti’ne sundular.
  • 10 Ağustos 1920′de Damat Ferit hükümeti Sevr Antlaşma­sına imza attı. Buna göre;

1)  Anayolunun iç kesirnleri ve antlaşmanın diğer şartlarına uyulursa İstanbul, İstanbul hükümetine verilecek.

2) Kapitülasyonlar bütün devletlere verilecek.

3)  Musul, Kerkük, Irak, Filistin; İngilizlere, Akdeniz bölgesi; İtalyanlara, Trakya, B. Anadolu; Yunanistan’a, G. Anadolu, Suri­ye, Lübnan; Fransızlara verilecektir.

4)  Boğazlar bütün devletlere açılacak. Boğazlar komisyo­nunda Türk olmayacaktı.

5)  Askerlik mecburi hizmet olmaktan çıkacak asker sayısı 50.000′den fazla olmayacak ve ağır silahlar bulundurmayacak^.

6) Yemen ve Hicaz, Araplara bırakılacak,

 

Yorum:

1) Meclis-i Mebusan onaylamadığı için ölü doğan bir antlaş­madır. (Osmanlı Anayasasına göre, hükümetçe imzalanan barış antlaşmalarının parlamento tarafından onaylanması gerekiyor­du.)

2)  Boğazlarla ilgili bir komisyon ilk kez bu antlaşma ile orta­ya çıktı.

3)  I. Dünya savaşından sonra imzalanan en son ve şartları en ağır antlaşmadır.

4)  Antlaşmayı imzalayanlar TBMM tarafından vatan haini ilan edildi.

.

 

 

 

About these ads

Milli Mücadele-Kurtuluş Savaşı-Hazırlık Dönemi” üzerine 39 düşünce

    • keşke bende bunun tamamını 3 günde elle yazmak zorunda olmasaydım belki bu ödevden zevk alırdım |:(

  1. ya bu çok uzun bizim bunlardan performans için kitap yapmamız lazım ama yarın yetişmez ki bu oooooofffff desenize bugün dışarı yasak

  2. çok teşekkürler kim hazırladıysa
    çok işime yaradı performans ödevi için :D
    TEŞEKKÜRLER

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s