ÜNİTE 1-SOSYAL BİLGİLER ÖĞRENİYORUM-OLGU MU GÖRÜŞ MÜ?


SOSYAL BİLGİLER ÖĞRENİYORUM

OLGU: Doğruluğu kişiden kişiye değişme­yen ve herkes tarafından kabul edilen, varlığı de­neyler ve bilimsel verilerle kanıtlanabilen bilgilere denir.

GÖRÜŞ: İnsanların kişisel fikirlerini yansı­tan ve doğruluğu kişiden kişiye değişen bilgilere denir.

 

  OLGU GÖRÜŞ
1 Yüz ölçümü bakımından Türkiye’nin   en   büyük bölgesi  Doğu  Anadolu Bölgesi’dir. Doğu Anadolu Bölgesi Türkiye’nin en güzel böl­gesidir.
2 Bir futbol takımı sahada on bir kişi ile mücadele eder. Dünyanın en iyi futbol’ takımı İtalya’dadır.
3 Türkiye’nin güney kıyıla­rında deniz suyu sıcaklı­ğı   kuzeye  göre  daha fazladır. Türkiye’de tatil yapılabi­lecek en güzel kıyılar güneyde yer almaktadır.
4 Uludağ’ın yükseltisi 2543 metredir. Dünyadaki en ilgi çekici kayak merkezi Ulu­dağ’dır.
5 2006  Eurovision  şarkı yarışmasında birinci olan ülke Finlandiya’dır. 2006 Eurovision şarkı yarışması Türkiye’nin katıldığı en güzel orga­nizasyondur.

 

OLGUDAN GENELLEMEYE

 

Olgu: Herkesin bildiği ve kabul ettiği şeylerdir. Bir olgunun genelleştirilmesi için tümevarım ve tüm­dengelim kavramlarını bilmek gerekir.

Tümevarım:  Parçadan bütüne varmaktır.  Yani küçük olgu ve olaylardan, asıl konuya, öze ulaş­maktır.  Tümevarım yöntemini kullanmak doğru yoldan bilgiye ulaşmamızı daha da kolaylaştırır.

Günümüzde özellikle okula yeni başlayanlar için, tümevarım yöntemi kullanılmaktadır. Bundaki amaç öğrenmeyi kolay ve sürekli hale getirmektir.

 Örnek:

Ülkemizde köyler ilçeleri, ilçeler illeri, iller böl­geleri, bölgeler de Türkiye’yi meydana getirir. İşte parçadan, bütün oluştuğu açıkça anlaşıl­maktadır.

Tümdengelim: Bütünden parçaya varmaktır. Bir bütünü parçalara ayırarak incelediğinizde, tüm­dengelim yöntemini kullanmış olursunuz.

Örnek:

Dünyayı tanıtarak, birçok ülkeden oluştuğunu ve bu ülkelerin ayrı özelliklere sahip olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu yaptığınız sistem tüm­dengelimdir.

 

Genellemeler, olgu ve kavramlardan bağımsız düşünülemez. Olgular, genellemelerin geliştirilme­si için temel verilerdir.

Kavram: Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımıdır.

 

BİLGİ KUMBARAM 

Karşılaştığınız bir terim ya da sözcüğün kavram olup olmadığını anlamak için size beş maddelik “kavram tanımlama testi” öneriyorum.

Eğer bir sözcük,

•     genel ve soyutsa,

•     bir ya da iki sözcükle ifade ediliyorsa

•     evrenselse

•     bir zamana bağlı değilse

•     ortak özelliklere sahip farklı özelikleri temsil ediyorsa kavramdır.

Aşağıda sosyal bilgiler dersi içerisinde yer alan bazı kavramlar örnek olarak verilmiştir.

• nüfus• enerji• değer• kültür• değişim demokrasi• aile•güç• çevre• bağımsızlık

 

OLGU – KAVRAM – GENELLEME ZİNCİRİ

Olgu:Tam olarak bilinen, objektif olarak ispatlanan, somut bağlar, olay ve düşüncelerdir.

Kavram:Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımıdır.

Genelleme:Kavramlar arasındaki ilişkiyi açıklayan bir kuram veya cümle, genellikle çok geniş alan kapsayan bazı ilkeleri içeren ifadeler­dir.Örnek:

Olgu Dünya’nın kutuplardan basık Ekva­tor’dan şişkince olan şekline geoiddenir.
Kavram Dünya
Genelleme Dünya’nın geoid şeklinde olması­nın sonucunda güneş ışınları her noktaya farklı açılarla düşer.

 

BİLİMSEL ARAŞTIRMA YAPIYORUM

 

Bilimsel araştırma yapılırken aşağıda veri­len basamakların kullanılmasına dikkat edilmelidir.

1. Basamak
ilgi duyulan, merak edilen bir olay ya da sorun seçilerek araştırılacak konu belirlenir.
2. Basamak
Araştırmanın çözümüne yönelik varsayımlarda (hipotez) bulunulur.
3. Basamak
Konuyla ilgili kitap, dergi, gazete ve makaleler­den bilgi toplanır.
4. Basamak
Konu ile kaynaklardan elde edilen notlar konula­rına göre sınıflandırılır ve varsayımlar (hipotez) test edilir.
5. Basamak
Notlar kontrol edildikten sonra metin oluşturulur.; Metin oluşturulurken bilgi alınan kaynaklar dipnot ile gösterilir.

 

TOPLUMSAL BİR SORUNA ÇÖZÜM ARARKEN

İnsanlar toplum içerisinde yaşarken birçok sorunla karşılaşır. Bu sorunların çözümü hak, sorum­luluk ve özgürlükler temelinde olması gerekir. Bu da ancak yasalara uyulmasıyla gerçekleşir.

 Tüketici Hakların Koruma Yasası’na göre; tüketici bir ay içerisin­de itiraz edebilir. Satıcıdan ödediği paranın iadesini, özürlü malın iadesini, malın değiştirilmesini ya da ücretsiz onarımını isteyebilir. Alıcının bu isteklerinden herhangi biri gerçekleşmediği zaman, il ve il­çelerde yasa ile kurulmuş olan hakem heyetlerine başvurma hakkı vardır. Bu heyetlere bir dilekçe ile alınan malın faturası ya da fişi ile başvurulur. Tüketici burada verilen karardan da memnun olmazsa, Tüketici Mahkemelerinde dava açabilir.

 

BİLGİ KUMBARAM

-    Bir mal ya da hizmeti özel amaçlarda kullanan ya da tüketene “tüketici” denir.

-    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 172. maddesin göre; “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.”

Bu maddeye göre devlet,

-    Tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zarar­larını giderici, önlemler almak,

-    Tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek zorundadır.

Tüketici hakları ihlalleri için başvurula­bilecek yerler;

  • Belediyeler,
  • Tüketici Hakları Derneği,
  • Tüketici Haklan Merkezi,
  • Tüketici Mahkemesi,
  • Tüketici Sorunları İl / İlçe Hakem Heyeti,
  • Reklam Kuruludur.

Bazı durumlarda devlet kuruluşları ile de sorunlar yaşanabilir. Örneğin yol çalışmaları son­rasında asfaltlama işleminin yapılmaması gibi hizmet aksamaları durumunda çeşitli devlet ku­rumlarına başvurulabilir.

 

Hizmet aksamalarında başvurulabile­cek yerler;

  • Belediyeler,
  • Muhtarlıklar,
  • Kaymakamlıklar,
  • Valiliklerdir.

 

DİLEKÇE VERME VE BİLGİ EDİNME HAKKI

  • Demokratik devletlerin bireylere sağladığı te­mel haklardan biri de dilekçe verme hakkıdır. Dilekçe verme hakkı, temel hakların korunmasını sağlar.
  • Kişiler, uğradıkları herhangi bir haksızlık sonucu veya belirli bir konuda bilgi vermek ama­cıyla dilekçe verme hakkına sahiptir.
  • Dilekçe verme ve bilgi edinme hakkı ya­salarla güvence altına alınmıştır. İlgili kurumlar, dilekçeleri değerlendirerek vatandaşlara altmış gün içinde yazılı olarak cevap vermek zorundadır.
  • Toplum içinde bireyler haklarını çok iyi bilmeli ve bunları kullanmalıdır.
  • Toplum içinde bireylerin birbiriyle olan so­runlarının çözümünde empati kurmak da çok önemlidir.

 

EMPATİ: Bir bireyin kendisini karşısındakinin yerine koyması, onun duygu ve şüncelerini anlamaya çalışmasıdır.

Empati toplumsal yaşamın vazgeçilmez unsurlarından biri olmalıdır. Empati duygusunun geliştiği toplumlarda bireyler davranışlarında daha dikkatli olur ve davranışların karşılarındaki kişiler tarafından nasıl algılanabileceğini daha iyi tahmin eder.

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN ETKİN VE SOSYAL BİR VATANDAŞIYIM

                Sosyal Bilgiler Dersi;

  • Vatandaşlık görevi ve sorumluluklarının öğrenilmesini sağlar.
  • Öğrencilerin, Türk milletine, bayrağına ve Türk ordusuna karşı sevgi, saygı ve güven duy­gusunu artırır.
  • Atatürk ilke ve inkılâplarının öneminin an­laşılması ve bunların korunması bilincinin yerleş­mesini sağlar.
  • Türkiye Cumhuriyeti’nin dayandığı temel ilkeleri öğretir.
  • Türk tarihinin öğretilmesini amaçlar.
  • Hem ülkemizi hem de dünyayı tanımamı­zı sağlar.
  • Demokratik yaşam kurallarını öğretir.
  • Beraber yaşama, sorumluluk alma, yar­dımlaşma ve karar verme duygularını geliştirir.
  • İnsanların, birbirlerine karşı olan hak ve sorumluluklarını kavramalarını sağlar.
  • Bilimin ve tekniğin gelişmesinin insan ha­yatı üzerindeki etkilerini öğretir.

 

ATATÜRK VE SOSYAL BİLİMLER

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Musta­fa Kemal Atatürk’ün bilime ve bilimsel araştırma­lara büyük önem verdiği herkesçe bilinmektedir. Atatürk’ün en büyük amaçlarından biri de Türki­ye’yi çağdaş bir ülke hâline getirmek ve Avrupalı devletler seviyesine çıkarmaktır. Bunu yaparken en büyük yol gösterici olarak bilimi kabul etmiştir.

Atatürk’ün yaptığı inkılaplar incelendiğin­de, bu inkılapların aklın ve bilimin önderliğinde yapıldığı, modern yenilik ve gelişime açık bir özel­liğe sahip olduğu görülmektedir.

Bir ülkenin hızla gelişebilmesi için önce­likle halkın eğitim seviyesinin yükseltilmesi gerek­lidir. Şüphesiz Atatürk de bu durumun farkına var­mış ve eğitim alanındaki inkılâplara önem vermiş­tir. Bu nedenle Atatürk bütçeden ödenek ayırarak yurt dışına öğrenci gönderilmesine karar vermiş­tir. Fen bilimleri, sosyal bilimler, görsel sanatlar ve arkeoloji gibi birçok alanda 1925 ile 1947 yılla­rı arasında Avrupa’ya 40 öğrenci gönderilmiştir.

Türk Tarih Kurumu

Tarih boyunca çok sayıda devlet kuran, binlerce yıllık geçmişi olan, dünya kültür, sanat ve siyasi hayatına etki eden Türklerin tarihi, İslam ta­rihi ve Osmanlı tarihi ile sınırlandırılmıştı.

 Atatürk 1930 yılından itibaren Türk tarihi­nin araştırılması konusuna önem verdi. Araştır­maları bilimsel hâle getirmek için 1931 yılında   Türk Tarihi Tetkik Cemiyetini (Türk Tarih Kuru­mu) kurdurdu.

 

Yeni Türk Harfleri

 Arap alfabesi ses uyumu bakımından Türkçeye uygun olmadığından okuma ve yazma güçlüğü ortaya çıkarıyordu. Bu nedenle ülkemiz­de okuma ve yazma bilenlerin sayısı da oldukça azdı.

Latin alfabesinden yararlanılarak, Türk di­linin yapısına uygun Türk alfabesi hazırlandı. Ye­ni Türk harfleri, TBMM tarafından 1 Kasım 1928 tarihinde kabul edildi.

 

Türk Dil Kurumu

Osmanlı Devleti zamanında iki çeşit dil vardı. Biri Arapça, Farsça ve Türkçenin karışımıy­la oluşmuş Osmanlıca, diğeri ise halkın konuştu­ğu Türkçe idi.

Ülkede farklı dillerin konuşulması dil birli­ğinin oluşmasını engelliyordu. Bu nedenle Ata­türk, Türk dilinin geliştirilmesi konusu üzerinde önemle durdu.

Türkçenin yabancı dillerin etkisinden kur­tarılması ve sadeleştirilmesi amacıyla 1932 yılın­da Türk Dil Kurumu                        açıldı. Ayrıca Dil Kurultayla­rı düzenlendi.

 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi

Ankara Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi­nin kurulmasına Atatürk bizzat öncülük etmiştir.

Türkiye’nin gelişebilmesi için öncelikle bi­limin önderliğini esas alan gençlerin yetiştirilmesi, millet olarak bilinç seviyesinin yükseltilmesi, Türk diline ve Türk tarihine sahip çıkılması gerekiyor­du. Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi 14 Haziran 1935 tarihinde kuruldu ..

 

Halkevleri

Cumhuriyetin ilanından sonra yapılan in­kılapların halka mal edilmesi ve halkın eğitilmesi için herkesin rahatlıkla çalışmalarına katılabilece­ği yaygın bir teşkilata ihtiyaç vardı.

Atatürk’ün önderliğinde tarihinde resmen açılan halkevlerinin amaçları; halk arasında kültür ve düşünce birliğini gerçek­leştirmek, Atatürk inkılaplarının benimsenmesini sağlamak, cumhuriyetin kültür atılımını yapmak, Türk milletini yeni amaçlar etrafında toplamak, kır -kent ile köylü – aydın ikiliğini ortadan kaldırmaktır,

Halkevleri kısa zamanda Türkiye’nin dört bir yanına yayıldı. 1931 ile 1952 yılları arasında 478 halkevi, 4322 halk odası açıldı.

 Halkevleri Atatürk inkılaplarının be­nimsenmesinde özellikle;

  • Dilin Türkçeleşmesi,
  • Tarih bilincinin yerleştirilmesi,
  • Geniş halk topluluklarına okuma ve yaz­ma öğretilmesi,
  • Millî ve manevi değerlerin topluma kazan­dırılması konularında etkili oldu.

 

 

About these ads

20 thoughts on “ÜNİTE 1-SOSYAL BİLGİLER ÖĞRENİYORUM-OLGU MU GÖRÜŞ MÜ?

  1. olgu ve görüşlerin yanında olaylar konusu olsaydı daha iyi olurdu ama yine güzel :)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s