Arşivler

2014 PYBS Bursluluk Sınavı Kazanmak İçin Kaç Puan Gerekir

pbys

 

Sevgili öğrenciler burada sizlere Bursluluk sınavını PYBS kazanmak için kaç puan gerekir konusunda yardımcı olmaya çalıştık. Unutmayın ki, buradaki puanlar kadar puan almak kesin olarak kazanacağınız anlamına gelmez. Çünkü bu puanlar bir önceki yılın puanları olup tahmin yapmamızı sağlar. 2014 PYBS sınav sonuçlarının herkese hayırlı olmasını diliyoruz.

Önemli Not Okuyun: Yukarıdaki puanlar geçen yılın taban puanlarıdır. Size bir fikir vermesi açısından ekledik. Bu yılın yani 2014 taban puanları bilinemez. Çünkü bu yıl için tercihler 6-15 Ağustos 2014 tarihleri arasında alınacak ve 25 Ağustos’ta PYBS yerleştirme sonuçları açıklanacak. Bu yılın puanlarını belirleyecek olan sizin sonuçlarınız olacak yani. 2014 puanları yok mu diyen öğrencilere tekrar hatırlatalım, 2014 PYBS taban puanları imkansız bilinemez.

eokul-meb.com

6 ve 7. sınıflar TEOG’a girecek mi?

6-7 teogMerkezi sınavların gelecek yıl 6 ve 7. sınıflara da  uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin soru üzerine de Avcı, “Bu sene 8. sınıflarda devam edilecek, daha küçük sınıflara henüz geçilmeyecek” dedi.

El yazısı konusunda öğrencilerin zorluk çektiğinin ifade edilmesi üzerine Avcı, bunun MEB’in yaptığı en güzel işlerden bir tanesi olduğunu belirtti. Avcı, el yazısının milli bir yazı karakteri oluşmasına katkı sağlayacağını, bunun devamının getirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Yardımcı ders kitaplarına ilişkin düzenleme yapılacak”

Yardımcı ders kitaplarının denetlenmesinin planlanıp planlanmadığının sorulması üzerine de Bakan Avcı, buna ilişkin bir düzenleme yapılmasının planlandığını dile getirdi.

Dershanelerin dönüşümü sürecinde başvuruların ne aşamada olduğu sorusu üzerine de Avcı, dönüşüm müracaatların 2 Haziran’da başladığını, bugün itibariyle 225 kurumun başvuruda bulunduğunu bildirdi.

Bu zaman içinde irtifak hakkı ve bina kiralamaya ilişkin yönetmeliğin de çıkarılacağını anımsatan Avcı, bu yönetmeliklerin ardından sayının daha da artmasını beklediklerini söyledi.

Öğrencilerin bu sene dershaneye gideceğini kaydeden Avcı, 1 Eylül 2015’ten itibaren ihtiyacın azalacağını, merkezden yapılan sınavla okulun tekrar öne çıkmaya başladığını dile getirdi. Okumaya devam et

2014 ÖSYS Tercih Robotu

Ana Sayfa
2014 YGS ve LYS sonuçlarını aldıktan sonra, tercihlerinizi belirlemenizde size yardımcı olmak amacıyla hazırlanan bu sayfada 2014 ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alan yükseköğretim programlarında üniversite adı, program adı, puan türü, programın bulunduğu şehir, vb alanlara göre arama yapabilir ve her bir puan türündeki başarı sıranız ile, girmeyi düşündüğünüz yükseköğretim programlarına geçen yıl yerleşen en küçük puana karşılık gelen başarı sırasını karşılaştırarak girebileceğiniz programları (tercihlerinizi) belirleyebilirsiniz.

Tablo-3A’da yer alan yükseköğretim programlarından arama yapmak istiyorum

Tablo-3B ve 4′de yer alan yükseköğretim programlarından arama yapmak istiyorum

Tüm yükseköğretim programlarından (Tablo-3A, 3B ve 4) arama yapmak (minimum puansız) istiyorum

Tablo-3A, 3B ve 4′de yer alan yeni açılan, kontenjanı merkezi yerleştirme ile dolmayan ve puan türü değişen yükseköğretim programlarından arama yapmak istiyorum

Eyvah, çocuğum hangi liseye gidecek?

teog_tercihi_nasil_yapilir_lise_nasil_secilirLiseye başlayacak çocuğunuz varsa yani yaklaşık 1 milyon 250 bin öğrencinin velisinden biriyseniz, yeni yerleştirme sistemi sizi ilgilendiriyor demektir. Bu yılki sistemi değerlendirmeden önce buraya kadar nasıl geldiğimizi hatırlayalım.

Birinci kırılma, 2010

Türkiye’de liseye yerleştirme eskiden beri, bir sorun alanı. Sebebi, iyi bir lisenin iyi bir üniversitenin anahtarı olması. Belli liseler, üniversite giriş sınavında (YGS/LYS) çok başarılı bir performans ortaya koyuyorlar. Aslında “seçkin” liselerin iyi olmasının sebebi, bizatihi eğitimin çok kaliteli olmasından kaynaklanmıyor. Daha ziyade, seçerek yani merkezi sınavla öğrenci alınmasından kaynaklanıyor. Başarılı öğrenciler doğal olarak üniversite giriş sınavında da başarılı oluyorlar.

Türkiye’de sınavla öğrenci alan lise sayısı 1990’lı ve 2000’li yıllar boyunca sürekli artırıldı. Her bürokrat, milletvekili adayı ve milletvekilinin hayalini, kendi bölgesine Fen ve Anadolu Lisesi açtırmak süsledi. 1990’ların başında öğrencilerin sadece yaklaşık %2’si fen ve Anadolu gibi sınavla öğrenci alan liselerde okurken, bu sayı sürekli artırıldı ve 2000’li yılların sonunda bu oran %20’lere vardı. Yani, 2009-2010’lara gelindiğinde öğrencilerin beşte biri, sınavla seçiliyordu. Okumaya devam et

Ahlaki değerler için sabırlı olmalı

Çocuk eğitimindeki hatalardan biri meseleyi sadece sözel ifadelere dayandırma eğilimidir. Sürekli anlatır, eleştirir, uyarırız. Oysa ifadelerimiz öz olmalı ve çocuklara örnek olunarak desteklenmelidir.

Bir diğer hata da acele sonuç beklemektir. Atılan tohumun ağaca dönüşmesi, meyve vermesi yıllar alır. Esen her rüzgarda, düşen her yaprakta, kırılan her dalda pes etmemeliyiz. Ümitsizliğe kapılmamalı, elimizden geleni yapmalıyız.

Eskiden, sınıfta sakız çiğnemek, gürültü yapmak, koridorlarda koşmak, derse geç girmek gibi durumlar okullarda önemli problemler başlığı altında sıralanırken, günümüzde sigara, alkol kullanımı, okulda gruplar arasında çıkan ve büyüyen kavgaların öne çıkması düşündürücüdür. Bu durum kendimizi sorgulamamız gerektiğine bir işarettir.

Günümüzde karşılaştığımız ciddi sıkıntılar karşısında, geçmişte önemli olarak görülen problemler, bugünün ciddi problemleri sıralamasında kendilerine neredeyse yer bulamamaktadır. Bu durum, gençlerimize ve çocuklarımıza ahlaki değerlerin kazandırılmasında sıkıntılar olduğunu düşündürmektedir. Bu sorunla ilgili olarak, günümüzde çevrenin geçmişe göre çok daha farklı olduğunu söyleyebiliriz, internet ve televizyonun toplum üzerinde birçok etkisi olduğunu ve ailelerin etkililiğini azalttığını ifade edebiliriz, şimdiki çocukların ve gençlerin yetiştirilmesinin ve eğitiminin eskiye oranla daha zor olduğunu düşünebiliriz, hatta bizleri engelleyici nitelikte onlarca haklı sebep sıralayabiliriz; ancak bunlar karşısında elimiz kolumuz bağlı olarak oturamayız. Hiçbir gerekçe, bir kenara çekilerek çaresizce beklemek için yeterli bir gerekçe olmamalıdır. Okumaya devam et

TEOG’un Karnesi

teogMilli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından ortaokul son sınıf yani 8. sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen ortak sınav uygulamasının II. dönem oturumları da tamamlandı. Sınava girmeyenler için yapılacak telafileri saymazsak, öğrencilerin büyük çoğunluğu için yerleştirmeye esas puanların çoğunluğunu (%70) oluşturacak merkezi sınavlar tamamlanmış oldu. Böylece, yılsonunda karne notlarının kesinleşmesiyle birlikte herkesin liseye yerleştirme puanı ortaya çıkacak.

Şimdi, yeni sınav sistemi yani kamuoyundaki kısaltmasıyla TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretim Geçiş) hakkında bir ön muhasebe yapmakta fayda var.

Herhangi bir yeni sistemin değerlendirilmesi, sistemin hedefleri temel alınarak yapılmalıdır:

1. Öğrenciler Üzerindeki Baskı: Yeni sistemin en başarılı olduğu alan, öğrenciler üzerinde bir sınavın (SBS) oluşturduğu baskıyı, birden çok sınavlara yayarak azaltması. Ayrıca, çocuklara tek sınavın alternatifinin sunulması da son derece insani bir uygulamadır. Böylece çocuklar, hastalık veya başka nedenlerle giremedikleri sınavların telafisine girebilmişlerdir. Bu açıdan bakıldığında, sistem başarılı olmuştur.

Sistem Üzerindeki Baskı: Yeni sistem sadece puan hesaplamaya ilişkin sınav biçimini değiştirdi. Bir başka ifadeyle, yerleştirme sistemi üzerinde herhangi bir değişiklik yapmadı. Aksine, 2010’dan beri devam eden genel liselerin Anadolu liselerine dönüştürülmesini miras aldı. Türkiye’deki bütün akademik liselerin ve meslek liselerinin bir kısmı, merkezi yerleştirme puanıyla öğrenci almaya devam edecekler. Bundan dolayı, yaz aylarında yani liselere kayıt dönemi geldiği zaman, öğrencilerin ve ailelerin iyi liselere kayıt telaşına yeniden şahit olmamız mümkün. Bu telaşın ne derece azalacağını şimdiden kestirmek mümkün değil. Okumaya devam et

TEOG’a hazırlanırken konu artışına dikkat!

teogTEOG sınavının 28-29 Nisan’da yapılacak ikinci aşamasına girecek 1 milyon 200 bin 8′inci sınıf öğrencisine uzmanların uyarısı var: Soru sorulacak konu sayısı artacak dikkat edin. Geriye dönük eksiklerinizi mutlaka kapatın.
Bu yıl ilk kez düzenlenen iki aşamalı TEOG’un (Temel Öğretimden Orta Öğretime Geçiş Sınavı) son aşaması 28-29 Nisan günleri gerçekleştirilecek. İlki kasımda yapılan sınavın ikincisinde, öğrencileri nelerin beklediğini ve kalan süreyi verimli geçirmenin yollarını Bilfen Eğitim Kurumları uzmanları yorumladı.

“FEN VE TEKNOLOJİ”
Bilfen İlköğretim Kurumları Fen ve Teknoloji Bölüm Başkanı Yasemin Dündar, öğrencilerin kalan sürede kazanımları mutlaka tek tek yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini söyledi. Dündar, “Kasım sınavında öğrenciler; ‘Hücre Bölünmesi’ ve ‘Kalıtım’ ünitesinin tamamı ile ‘Kuvvet ve Hareket’ ünitesinin ilk konusu olan ‘Sıvıların Kaldırma Kuvveti’ bölümünden sorumlulardı. Girecekleri sınavda ise; ‘Maddenin Yapısı ve Özellikleri’, ‘Ses’, ‘Maddenin Halleri ve Isı’ ünitelerinin tamamından, ‘Canlılar ve Enerji İlişkileri’ ünitesinin ise ‘Fotosentez ve Solunum’ konularından sorumlu olacaklar. Sınavın ağırlıklı olarak ‘Maddenin Halleri’ ve ‘Isı ünitesi’ ile ‘Ses’i kapsaması bekleniyor. Soruların deneysel ve yoruma dayalı sorulardan oluşmasını da öngörüyoruz. Grafik yorumlaması öne çıkabilir. Bu sınavda öğrencilerin sorumlu oldukları konu sayısı çok daha fazla. Bu nedenle eksik hissettikleri konuların üzerinde durmaları, yanlış yaptıkları sorulara ait kazanımları da mutlaka tekrar etmeleri öğretcileri başarıya götürecektir.” Okumaya devam et

Çocuklarda evden ve okuldan kaçma

evden kacan cocukDeğerli okuyucular, evden kaçma, çocuğunuzun sizin izniniz olmaksızın en az bir gece eve gelmemesi, geceleri evden kaçması ve başka bir yerde kalması olarak tanımlanır.
Bir çocuğun evden kaçmasının en önemli nedeni, ev ortamında şiddetin ya da anlaşmazlığın bulunmasıdır. Çocuğun otoriteyle yaşadığı sorun ya da özgürlük arayışı da kaçış için bir neden olabilir.

Çocuğunuz evden kaçtıysa, bu onun “kötü” biri olduğu anlamına gelmez. Çocuğunuz sorunları ile sağlıklı bir şekilde başa çıkamamış ve kötü bir seçim yapmıştır.
Çocuğunuza karşı sürekli yargılayıcı olmamak, kaygılarını, korkularını hafife almamak, uygun olan davranışlarını övmek ve sorunlarıyla baş edebilmesine yardımcı olmak gerekmektedir. Sizden yardım istediğinde bunu önemsemeniz, yardım ederken de bunu konferans verir gibi yapmamanız, ilişkinizi kuvvetlendirmek açısından önemlidir.

Evden kaçmayı düşünen çocuğunuzun davranış kalıpları değişir. Örneğin, eskisine göre daha sinirli, asi ya da içe kapanık olabilir. Sizi evden kaçmakla tehdit edebilir. Daha belirgin ipucu ise, çocuğunuzun para ve eşya biriktirmeye başlamasıdır. Okumaya devam et

İkinci dönem okula başlasaydım neler yapardım?

teog ne zaman aciklanacakBirinci dönem notlarımı bir kâğıda yazar, hangi dersten notumu ne kadar yükseltebileceğimi hesaplar ve hedefler koyardım. Mesela edebiyatım 70 ise 85 almayı hedeflerdim. Matematik 60 ise 80 almayı kafaya koyardım. Kur’an 75 ise ikinci dönem ortalamasını 95, coğrafya 80 ise 100 yapma hedefi belirlerdim.

Birinci dönem teşekkür almışsan ikinci dönem takdir almayı, takdir almışsam notlarımı daha da iyileştirmeyi, takdir-teşekkür alamamışsam bu dönem mutlaka birisine ulaşmayı hedef edinirdim.Her ders için hedef belirler ve kendimi geçmeyi planlardım.

Başarı istendiği yere gider.

Namık Kemal: Yüksel ki yerin bu yer değildir; Dünyaya gelmek hüner değildir” der.  Necip Fazıl, Kaldırımlar şiirini yazdıktan sonra eleştirmenler onu yaşayan en büyük şair kabul eder. Artık yarışabileceği ve geçebileceği biri kalmamıştır. Necip Fazıl aynanın karşısına geçer ve yeni hedefini koyar: “Necip kendini geç.”

Sakarya Türküsü, Zindandan Mehmed’e Mektup, Muhasebe, Destan bu gayretin ürünüdür. Okumaya devam et

Okullarda farklı öğrenciler

merkezi sinav 7-cDeğerli okuyucular, okullarda her sınıfta olması gereken forma uymayan, sıra dışı öğrenciler mutlaka vardır. Bunlar günü gününe uymayan, ders dinlemeyen, sınıfın huzurunu bozan, kavrama-okuma-yazma-hesap zorluğu çeken, sınıfta toplu çalışmalara katılmayan, çatışma çıkaran öğrencilerdir. Bu yazımda ben, okul olgunluğunda olmayan, okuma zorluğu çeken, aşırı zeki olan öğrencilere örnekler vermek istiyorum. Okul olgunluğunda olmayan çocuk demek; okula ve derslere zihinsel veya ruhsal yönden uyum sağlayamayan öğrenci demek aslında… Demet, henüz yeni altı yaşına girmişken, ilkokula başladı. Öğretmeni onun dersleriyle ilgilenmediğinden yakınıyordu. Demet, yazı yazamıyor, okuyamıyordu. Ona yaptığım testler ve incelemeler sonucuna göre  Demet, zeka ve gelişim yönünden aslında okula uygundu. Ancak ruhsal yönden henüz okul olgunluğunda değildi. Aklı fikri; oyun oynamak ve haylazlık yapmaktı. Tek sorun, çocuğun okula erken başlamasıyla ilgiliydi. Daha sonra Demet o yıl, okuldan alınıp anaokuluna verildi. Ertesi yıl Demet okula hemen uyum sağladı. Çok güzel okudu yazdı. Anne ve babaların zaman zaman sabırsız tutumları, henüz okul yaşına gelmemiş çocuklarını okula yollamaları ve bunda ısrar etmeleri çocukları zor durumlara düşürmektedir. Bu çocuklar zeki bile olsalar, başarısız olmakta ve düşük not almaktadırlar.

Bazı çocuklar, zekaları ve anlama kapasiteleri iyi olsa bile okuma-yazma güçlüğü yani öğrenme güçlüğü çekebilirler. Böyle çocuklara sınıf tekrarlatmak sakıncalıdır. Çünkü bu çocukların zekaları normal değerlerdedir. Okumaya devam et